Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/7126 E. 2026/3457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7126
- Karar No
- 2026/3457
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2195 E. 2021/3850 K. DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin davacının kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalandığı, tutuklama veya tutukluluğunun devamı kararı verildiği, makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmadığı ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmediği, arama kararının ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirildiği, haksız el koyma ve el konulan eşyaların zamanında geri verilmediğine ilişkin talepleri nedeniyle 750.000,00TL maddi ve 500.000,00TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacının yargılandığı dava dosyasının istinaf incelemesinde olup kararın henüz kesinleşmediğinden yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının tazminat taleplerini CMK' nın 141/1-a,d,i ve j bentlerine dayandırdığı, söz konusu tazminat talepleri hakkında karar verilebilmesi için asıl davanın sonuçlanmasına ya da davacının beraat etmesine gerek bulunmadığı gözetilerek, tazminat talebinin dayanağı olan iddiaların incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine Yerel Mahkemece davacının diğer taleplerine ilişkin talepleri yönünden ayrı ayrı yapılan inceleme neticesinde davacının tazmin edilmesini gerektirir bir zararının bulunmadığından maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil hakkında tazminat koşullarının oluştuğuna, Cumhuriyet Savcısı olan müvekkili hakkında uygulanan arama, el koyma gibi tedbirlerin hakim ve savcılar için sağlanan usulü güvencelere aykırı olduğuna, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/66 Esas – 2018/252 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 20.07.2016 tarihinde tutuklanarak yapılan yargılama sonunda davacının hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilerek neticeten 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, mahkumiyet hükmünün 28.09.2021 tarihinde kesinleştiği, davacının ilk tutuklama tarihi itibariyle davacının Kırklareli'nde Cumhuriyet Savcısı olduğu ve hakkında Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun 16.07.2016 tarihli 2016/9052 karar sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu 82. maddesi gereğince usulüne uygun olarak soruşturma izni verildiği ve izin neticesinde yürütülen soruşturmada Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği 2016/109 Sorgu numarası ile sorgusunun yapılarak 20.07.2016 tarihinde tutuklandığı bu yönüyle usulüne uygun yapılan tutuklamada davacının tazmin edilmesini gerektirir bir zararı bulunmadığı, davacının 20.07.2016 tarihinde kanuna uygun olarak tutuklandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı 23.05.2018 tarihli İddianamesi ile İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/66 esas numaralı dosyası ile yargılamasının yapıldığı ve yine İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/252 karar sayılı 25/12/2018 tarihli kararı ile neticeten 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, yargılama sürecinde tespit edilen sürelerin, 15 Temmuz hain darbe girişimi, yargılama sürecinde ülkemizin olağan üstü hal içerisinde olması, bu olağanüstü hal nedeniyle soruşturma ve kovuşturma makamlarındaki iş yükü artışı, davacının üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, davacının suç tarihi itibariyle bulunduğu konumu, mesleği birlikte değerlendirildiğinde bu sürelerin makul olduğunun kabulü ile davacının tazmin edilmesini gerektirir bir zararının bulunmadığı, davacı hakkında Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun 16.07.2016 tarihli 2016/9052 karar sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu 82. maddesi gereğince usulüne uygun olarak soruşturma izni verildiği ve izin neticesinde yürütülen soruşturmada Kırklareli Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/512 değişik iş numaralı kararı ile davacı hakkında ikamet, ev ve işyeri adresleri, varsa ikamet eklentilerinde ve müştemilatında, ikamette bulunan şahıslar üzerinde ve araçlarında 16.07.2016 tarihi saat 23: 00... .07.2016 tarih saat 23:00 aralığında arama yapılasına karar verildiği bu karar istinaden 17.07.2016 tarihinde saat 13:10-14:10 aralığında arama yapıldığı ve evde ve davacının üzerinde ele geçirilen dijital materyallere el konulduğu, bahse konu soruşturma dosyası ile ilgili suç delili elde edilebileceği hususunda makul şüphe bulunduğundan yapılan aramanın bu yönüyle ve usul yönünden mevzuata uygun olduğu, tazminat talebinin dayanağı olan arama tutanağının incelenmesinde aramanın ölçüsüz şekilde gerçekleştirildiğine dair herhangi bir bilgi ve emareye rastlanmadığı dikkate alınarak davacının tazmin edilmesini gerektirir bir zararının bulunmadığı, usule uygun yürütülen soruşturma aşamasında el konulan dijital materyallerin ceza muhakemesinde delil olabilecek nitelikte olduğu, kanunda öngörülen el koyma şartlarının oluştuğu, el konulan eşyaların fiziki muhafazası ile ilgili dosya arasında bir bilgi bulunmamakla birlikte yargılama aşamasında delil elde edilmesi amacıyla incelendiği, bu materyallerin imaj kayıtlarının alındığı, istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmeyen İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/66 esas - 2018/252 karar sayılı kararında bu materyallerin karar kesinleştiğinde sahibine iadesine karar verildiği anlaşılmış, davacı hakkında yapılan yargılamanın silahlı terör örgütüne üye olma suçu (FETÖ) kapsamında olduğu, bu terör örgütü üyelerinin haberleşme, bilgi paylaşımı ve benzeri işlemleri özel programlar üzerinden yaptığı, bu programların tespitinin zor olması ve incele konusu materyallerin yargılamanın her aşamasında yeniden incelenmesini gerektirir yeni bir durum söz konusu olabileceği, bu nedenle el koyma amacının İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/66 esas - 2018/252 karar sayılı kararı kesinleşinceye kadar ortadan kalkmayacağı anlaşıldığından, el koyma işlemleri açısından davacının tazmin edilmesini gerektirir bir zararının bulunmadığı, yürütülen yargılama işlemlerinin ve hakkında uygulanan koruma tedbirlerinin usulüne uygun olduğu ve ...Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 26.01.2021 tarihli yazısında davacının ceza infaz kurumunda barındırıldığı süre içerisinde ziyaret hakkı, telefon hakkı ve diğer sosyal haklarına ilişkin herhangi bir kısıtlama uygulanmadığı anlaşıldığından, davacının 5271 Sayılı CMK'nın 141/1 maddesi uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle tazmin edilmesini gerektirir herhangi bir maddi manevi zararı bulunmadığı anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.