Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6793 E. 2023/256 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6793
Karar No
2023/256
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. .(... ) Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 Tarihli ve 2014/94 Esas, 2014/417 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1.Mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

2.2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Karar verilmiştir.

B. Pazar (...) Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 Tarihli ve 2021/203 Esas, 2021/615 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair . (... ) Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 Tarihli ve 2014/94 Esas, 2014/417 Karar sayılı kararının 26.12.2014 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 21.12.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan kasten yaralama suçunu işlediği ve . (...) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 03.02.2021 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince . (...) Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 Tarihli ve 2021/203 Esas, 2021/615 Kararı ile açıklandığı anlaşılmıştır.

C. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 Tarihli ve 2022/516 Esas, 2022/1453 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1.Mühür bozma suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanığın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına yer olmadığına, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Mühür Bozma Suçu Açısından Temyiz İstemi 1.Hükmün bozulması gerektiğine,

ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçu Açısından Temyiz İstemi 1.Vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

2.Diğer temyiz sebeplerine,

ilişkindir.

C. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçu Açısından Temyiz İstemi 1.Dava konusu yerin doğal sit alanı içerisinde kaldığına, kentsel sit alanı içerisinde kalmadığına,

2.Kentsel sit alanı içerisinde kalmadığından Kültür ve Turizm Bakanlığının davaya katılma hakkı olmadığına,

3.Yukarıdaki nedenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hükmün açıklanmasına ilişkin kararların usule uygun olduğundan İstinaf kararının bozulması gerektiğine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın ... KTVKK’nun 19.05.1998 tarih ve 3148 sayılı kararı ile 3. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen ... ili, . ilçesi, .yaylasında nitelikleri inşaat mühendisi bilirkişi raporunda belirtilen esaslı temeli olan, sabit ve kalıcı yapı niteliğinde, kolaylıkla sökülebilir türde olmayan yapıyı yaparak sit alanda fiziki ve inşai müdahalede bulunduğu anlaşıldığından üzerine atılı sit alanına izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunma suçunu işlediğinin sabit olduğu, aynı zamanda mühürleme işleminden sonra inşaat ustaları tarafından inşaata devam edildiği, bu şekilde mührün işlevsiz hale getirildiği ve üzerine atılı mühür bozma suçunu işlediğinin de sabit olduğu, sanık hakkında her iki suç açısından verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle her iki suça ilişkin hükümlerin aynen açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1.2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu açısından, suça konu parselde bulunan yapının kentsel sit alanı içerisinde olması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın suçtan zarar gördüğü, dava dosyasında Kültür ve Turizm Bakanlığı'na izafeten ... Valililiği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün iddianamede suçtan zarar gören olarak gösterilmediği gibi ... Valililiği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün davadan haberdar edilmediğinin tespiti karşısında; sanık ... hakkında 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet Etmek suçu bakımından.r (...) 2.Asliye Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu 20/11/2014 tarihli 2014/94 Esas 2014/417 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suçtan zarar gören ... Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne tebliğ edilmediği anlaşıldığından usulüne uygun kesinleşmediği ve sanık hakkında müsnet suç yönü ile CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen denetim süresinin başlamadığından cihetle, İlk derece mahkemesi tarafından sanık ... hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet etmek suçu bakımından verilen hükmün açıklanması suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu açısından sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Mühür bozma suçu açısından, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, yasal ve takdiri artırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, İlk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptanmış olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kuruluna müzekkere yazılarak, Çamlıhemşin İlçesi genelinde ve Kaplıca Mahallesi özelinde herhangi bir kentsel sit alanı olup olmadığı, dava konusu yerin kentsel sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı, ekli evraklarda kentsel sit alanı içerisinde kaldığı belirtilmekle bu evrakların halen geçerliliğinin olup olmadığının sorulduğu anlaşılmıştır.

4.Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 22.06.2022 tarihli cevabi yazı ile, Çamlıhemşin İlçesi, Kaplıca Mahallesinde kurulun 27.06.1992 tarih 1404 sayılı kararı ile " III. derece doğal ve kentsel sit alanı " olarak ilan edilen iki alanın, kurulun 21.06.1993 tarih 1620 sayılı kararı ile III. derece doğal sit alanı olarak belirlendiğinden, kurulun 22.06.1992 tarihli kararı ile belirlenen "III. derece doğal ve kentsel sit alanı" nın " III. derece doğal sit alanı" olarak değiştiği, dava konusu 106 (148) ada 35 parsel nolu taşınmazın kentsel sit alanı içerisinde olmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Katılan Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 22.06.2022 tarihli cevabi yazısı da göz önüne alındığında, dava konusu 106 (148) ada 35 parsel nolu taşınmazın suç tarihi itibariyle kentsel sit alanı içerisinde kalmadığı, III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, doğal sit alanında kalan taşınmazlara ilişkin 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davalara Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adına Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün katılma hakkı olduğu, Kültür ve Turizm Bakanlığının doğal sit alanı içerisindeki taşınmazlara ilişkin açılan davalara katılma hakkının olmadığı, temyize konu dosyada Çevre ve Şehircilik Bakanlığının davadan haberdar edildiği ve katılma talebinin kabulüne karar verildiği, . (... ) Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 Tarihli ve 2014/94 Esas, 2014/417 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın da kuruma tebliğ edildiği ve usulünce kesinleştiği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın Kültür ve Turizm Bakanlığına tebliğ edilmemesi nedeniyle usulünce kesinleşmediğinden bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR A. Sanık Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık hakkında, . (... ) Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 Tarihli ve 2021/203 Esas, 2021/615 Karar Sayılı Kararı ile mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kurulan “5 ay” hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2022/516 Esas, 2022/1453 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6793, K. 2023/256, T. 26.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6793-e-2023-256-k-0ff5106fbb72