Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6741 E. 2026/3854 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6741
- Karar No
- 2026/3854
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1830 E., 2021/3553 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 250.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 44.746,79 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 44.027,60 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınce davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün manevi tazminat bakımından bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının maddi ve manevi kaybının hükmedilen tazminattan çok daha fazla olduğuna, davacının gelirinin hükmedilen tazminattan fazla olduğuna ve maddi tazminatın hatalı hesaplandığına, tanık dinleme talebinin reddedildiğine, cezaevi masraflarının ve vekalet ücretinin de maddi tazminat kapsamında verilmesine, hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğuna, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen tazminatların sebepsiz zenginleşmeye yol açtığına, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, davanın reddine, davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/211 Esas - 2018/308 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.11.2016-01.12.2016 tarihleri arasında 9 gün gözaltında kaldığı, 30.12.2016-23.12.2017 tarihleri arasında ise 358 gün tutuklu kaldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçlardan beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 12.11.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında, dava tarihinin ''10.06.2019'' olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi gereken yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Davacının 22.11.2016-01.12.2016 tarihleri arasında gözaltında, 30.12.2016-23.12.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı gözetilerek, her bir dönem için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat takdiri ve faiz başlangıcının ilişkin olduğu döneme göre tespiti gerekirken, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden maddi ve manevi tazminata hükmolunması ve faizin de tutuklama tarihinden itibaren başlatılması, Kabule göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibariyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.