Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6419 E. 2026/3649 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6419
- Karar No
- 2026/3649
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/240 E. 2021/2974 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42'nci maddesi ile değişik 362'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız yakalama, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, soruşturma, kovuşturma işlemleri nedeniyle 10,360.00 TL maddi, 1,200,000.00 TL manevi tazminatın gözaltı/ihraç tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacının göreve iade edildiğinden maaş ödemelerinin kendisine yapıldığı, davacının evini satmak zorunda kalması,beraat eden davacının avukat tutmak zorunda kalması ve adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle uğramış olduğu zararların ise CMK 141. maddesi kapsamında maddi zarar olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 19.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerinde Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 27.000.00 TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücreti yönüyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekilince temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; atılı suçlamanın niteliği ve müvekkili hayatındaki olumsuz etkileri de nazara alındığında hükmolunan manevi tazminat miktarlarının çok eksik olduğuna, cezaevi harcamaları, yol masrafları, müvekkilinin satmak zorunda kaldığı ev, avukatlık ücretinin de maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, davalı lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/131 Esas ve 2018/198 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.04.2017-28.12.2017 tarihleri arasında toplam 253 gün gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 29.05.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, kararın 24.04.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin davacıya 03.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmolunan manevi tazminat miktarı yükseltilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulmadığı tespit olunarak yapılan incelemede, karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.04.2017-28.12.2017 tarihleri arasında toplam 253 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince "15.000,00 TL" manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının "27.000.00 TL"ye yükseltilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42'nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.