Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6103 E. 2025/6395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6103
- Karar No
- 2025/6395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/123 E., 2022/347 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; hükmedilen tazminat miktarı açısınında hükmün davalı açısından kesin olduğu, Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece; davacı vekilinin davacı hakkındaki iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve teknik takip tedbirlerine ilişkin kayıtların Cumhuriyet savcılığınca imha edilmeyip farklı dosyalara gönderilerek ifşa edildiği gerekçesi ile nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminatın söz konusu verilerin imha edilmesi için öngörülen yasal sürenin dolduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 10.01.2022 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Yerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/38860 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturma sonunda 02.11.2015 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, tedbir tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacı hakkındaki iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve teknik takip tedbirlerine ilişkin kayıtların Cumhuriyet savcılığınca imha edilmeyip farklı dosyalara gönderilerek ifşa edilmesi nedeniyle davacı hakkında tazminat şartlarının oluştuğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A) Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 5.810,00 TL olduğu, 1.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi nedeniyle toplam 1.000,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin olduğu görülmekle; Davalı vekilinin temyiz istemin katılma yoluyla yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 21.07.2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile değişik 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 1086 sayılı HUMK'un 432. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B) Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.