Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2668 E. 2025/6359 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2668
Karar No
2025/6359
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3418 E., 2020/1889 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK'nın 141/1. maddesinin " a, c, d, e " bentleri gereği 220.000,00 TL manevi tazminatın ve 100.000,00 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine, " i " bendi gereği 20.000,00 TL manevi tazminatın arama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın feragat nedeniyle reddine ve 15.000,00 TL manevi tazminatın 25.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; gerekçenin yetersiz olduğu ve verilen tazminat miktarının çok düşük tutulduğu hususlarına ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/210 Esas- 2018/409 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 25.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 12.08.2016 tarihinde tutuklandığı, 29.11.2016 tarihinde tahliye edildiği, 25.07.2016-29.11.2016 tarihleri arasında 127 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 29.06.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminatın feragat nedeniyle reddine ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul ve kısmen reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı vekilinin 26.09.2018 tarihli dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminatın ödenmesine yönelik talebinde faiz başlangıç tarihinin tutuklama tarihi olan ''12.08.2016'' olarak talep ettiği anlaşılmakla; hükmedilen manevi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin talep ile bağlı kalınarak ''12.08.2016'' olarak hükmedilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin gözaltı tarihi olan "25.07.2016" olarak belirlenmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece kabul edilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 2.725,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava adının ''Koruma tedbirleri nedeniyle 100.000,00 TL maddi, 240.000,00 TL manevi tazminat talebi'' olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle hükmün yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle bu hükümle verilen manevi tazminata yönelik faiz başlangıç tarihinin davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/2668, K. 2025/6359, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-2668-e-2025-6359-k-d86f4d04fbcf