Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/450 E. 2025/6312 K. – Taksirle Ölüme

Konu: Taksirle Ölüme Neden Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/450
Karar No
2025/6312
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Ölüme Neden Olma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2107 Esas, 2020/3974 Karar SUÇ : Taksirle ölüme neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 36.450,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1.maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık müdafinin istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin; kazanın yayanın, yaya geçidine doğru çapraz şekilde ve koşar vaziyette çıkış yapmasından kaynaklandığına, yaya geçidi sınırları içerisinden çıkmaması nedeniyle yayanın asli kusurlu olduğuna, kaza tespit tutanağının hatalı ve eksik olduğuna, olay yerinde yoldan geçen araçların hızını tespit edebilecek cihaz ya da radar bulunmadığından araç hızının gerçek tespiti yansıtmadığına, sanık hakkında cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda iddia, sanığın savunması, katılan beyanı, keşif tutanağı, nüfus-sabıka kaydı, olaya ilişkin tutanaklar ile tüm dosya kapsamından; olay tarihinde ...D-400 karayolu ...üzerinde meydana gelen ölümlü trafik kazasında, karayolu üzerinde bulunan yaya geçitinde karşıdan karşıya geçmekte olan ...'a, sanığın sevk ve idaresinde olan aracın çarpması sonucunda, ...'ın olay yerinde yaşamını yitirdiği, meydana gelen kaza ile ilgili tutulan kaza tespit tutanağında, sanığın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, maktül ...'ın ise kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, sanık savunmasında üzerine atılı suçlamaları ikrar ettiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda sanığın asli derecede kusurlu, müteveffa yaya ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu raporu, kaza tespit tutanağı, sanık savunması bir bütün halinde değerlendirildiğinde; yerel Mahkemece bir kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle ölüme neden olma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, ...üzerinde bulunan yaya geçidinden karşıya hızlı adımlarla geçmekte olan maktul ...'ı yeterli durma mesafesinde yolda gören sanık ... ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile önce fren tedbirine başvurması gerekirken zamanında bu tedbire başvurmadığından maktul ...'a çarptığı, 31/05/2018 tarihli Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağına göre; maktul ...'ın trafik kazası ile husulü mümkün kırıklara bağlı gelişen komplikasyonlar ve kafatası ezici yaralanması sonucu vefat ettiği, 31/05/2018 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında; sanık ... ...'in "Görevli kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş olan yaya ve okul geçitlerine yaklaşan bütün sürücülerin araçlarını yavaşlatmaları, bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara ilk geçiş hakkını vermeleri mecburidir" kuralını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 13/02/2019 tarih, 2018/86109/10751 sayılı raporunda; sanık ... ...'in asli derecede kusurlu, maktul ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiği, Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 13/02/2019 tarih, 2018/86109/10751 sayılı raporunda da belirtildiği üzere; trafik kazası tespit tutanağında azami hız limiti 110 km/h olarak belirtilmişse de; yaya geçidinin 200 metre gerisinde sanık ... ...'in seyir yönüne hitaben 50 km/h hız limit levhası, yaya geçidi yaklaşım levhası ve çarpma noktasının 300 metre gerisinde kavşak levhasının bulunduğu, otomobile ait 52 metresi çarpma noktasından önce olmak üzere toplam 112 metre fren izi bulunduğu ve trafik kazası tespit tutanağında hızının 131 km/h olarak belirtildiği olayda; yasal hız sınırları üzerinde 131 km/h hızla ve uyarı levhasına rağmen hızını azaltmadan seyrine devamla yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan yaya maktul ...'a çarparak ölümüne neden olduğu olayda bilinçli taksir hükmünün uygulanma koşullarının oluşmasına rağmen mahkemece uygulanmaması gözetilerek bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca...2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/450, K. 2025/6312, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-450-e-2025-6312-k-c327888c6c43