Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4246 E. 2025/8306 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4246
Karar No
2025/8306
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3690 E., 2021/358 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK 141/1-a, b, e, i, j bentleri nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 1.4200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında tazminat davasına esas ceza davası kapsamında koruma tedbirlerinin ölçüsüz şekilde uygulandığına, davacı lehine tazminat verilme koşulları oluştuğu halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk derece mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/11592 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında davacının, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 20.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 16.07.2016-11.12.2017 tarihleri arasında 513 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde 03.07.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında iddianame tanzim edildiği, Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/61 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamasında davacı hakkında yapılan yargılamanın devam ettiği ve kararın henüz kesinleşmediği, bu suçtan yapılan yargılamanın derdest olduğu, davacı tarafından dava dilekçesinde hakkında keyfi ve hukuksuz olarak arama, elkoyma ve gözaltı işlemi yapıldığından bahisle de manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, davacı hakkındaki arama, elkoyma kararının ölçülü olup, davacının kanuna uygun şekilde yakalandığı anlaşılmakla, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava adının ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebi'' olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece reddedilen tazminat miktarına göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.450,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.056,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/11592 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında davacının 16.07.2016 tarihinde Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından gözaltına alınıp 20.07.2016 tarihinde tutuklandığı, yürütülen soruşturma sırasında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan davacı hakkında 03.07.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/61 Esas, 2019/191 sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği UYAP'tan yapılan kontrol sonucu anlaşılmıştır.

Davacının aynı soruşturma kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından aynı sorgu ile tutuklandığı, değişen suç vasfı nedeniyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kovuşturmaya yer omadığına dair karar verilerek, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve açılan davanın henüz derdest olduğu; dolayısıyla haksız tutuklama iddiasına yönelik tazminat isteme koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Davacının ölçüsüz arama ve haksız el koyma nedenlerine ilişkin olarak iddiasıyla ilgili olarak ise; manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerekse iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılmaktadır. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı, yine 5271 sayılı Kanunun 141 nci maddesinin birinci fıkrasının ( i ) bendinde düzenlemeye göre aramanın ölçüsüz şekilde gerçekleştirilmesi halinde ancak tazminat talep edilebileceği, davacı hakkında uygulanan arama tedbirinin ölçüsüz olarak gerçekleştirildiğine dair bir iddia bulunmadığı gibi bundan kaynaklı bir zarar da ileri sürülmemiş olup yine bu zarar ancak maddi zarar olabileceğinden, bu konuda koşulları oluşmayan tazminat davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup davacı bakımından tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu değerlendirilmiş olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4246, K. 2025/8306, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4246-e-2025-8306-k-afb76a038a19