Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4103 E. 2025/8291 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4103
- Karar No
- 2025/8291
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4476 E., 2021/1274 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra yapıldığı belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, konutunu terk etmeme adli kontrol uygulanması nedeniyle 57.000,00TL maddi , 50.000,00TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin haksız gözaltı ve konutu terk etmeme şeklinde uygulanan adli kontrol tedbiri nedeni ile net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile 1.282,32TL maddi, 2.400,00TL manevi manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri nedeniyle tazminat verilemeyeceği belirtilerek davacının 2 gün gözaltında kaldığı süreyle sınırlı olarak net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile maddi tazminatın 106,86TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi ve manevi tazminatın düşük olduğuna, maddi tazminat hesabının maaş üzerinden yapılması gerektiğine, davacının yargılama sürecinde aldığı hukuki destek nedeniyle yaptığı harcamaların da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğine ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna,ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin tarih 2018/1 24... /192 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.10.2018 tarihinde gözaltına alındığı, 16.10.2018 tarihinde ise konutunu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı verildiği, 08.11.2018 tarihinde konutunu terk etmeme adli kontrol tedbirinin kaldırıldığı, yapılan yargılama neticesinde 19.11.2019 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 27.11.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı vekilinin yokluğunda davalı yönünden kesin olarak verilen karara ilişkin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 22.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmesi üzerine, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 01.07.2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 12 nci maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen l bendi " l) Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,” şeklindedir. Maddenin birinci fıkrasına eklenen (l) bendiyle, konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin, tazminat isteminde bulunabilmelerine imkân tanınmıştır. Yine, 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 14 üncü maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 144'üncü maddesinin birinci fıkrasına "adli kontrol altına alınan" ibaresi eklenmiş ve ilgili yasal düzenlemelerin 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa eklenen geçici 6 ncı maddenin 3 üncü fıkrası uyarınca 141 inci maddede yapılan düzenlemelerin, 01.06.2024 tarihinden sonra kesinleşen karar veya hükümler bakımından uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 144/1-b maddesinde belirtilen ''tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin' tazminat talebinde bulunamayacağına ilişkin düzenleme uyarınca davacı hakkında konutunu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin 16.10.20 18... .11.2018 tarihleri arasında yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden önce uygulandığı tespit olunarak yapılan inceleme neticesinde Tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.