Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3880 E. 2024/6218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3880
- Karar No
- 2024/6218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/70 E., 2021/399 K. SUÇLAR : Şantaj, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükümlerin; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı TCK'nın 107/2-1, 50/1-a, 52/1, 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin 17.07.2013 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 04.11.2015 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemenin sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı TCK'nın 107/2-1, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, görüntü veya seslerin kayda alınması ve ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 134/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak ilk hükmün yalnız sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden dolayı 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesine ilişkin 03.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 18.10.2017 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemenin sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı TCK'nın 107/2, 62/1-2, 52/2, 51/1-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi belirlenmesine, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62/1-2, 51/1-3 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına ilişkin 12.04.2018 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 05.12.2018 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; daha önce verilen mahkûmiyet kararlarının tarihleri dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden hukuka aykırı şekilde verilen düşme kararının re'sen tespit edilecek nedenlerle de bozulması istemine ilişkindir. III. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya ve incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylemler, 5237 sayılı TCK'nın 107/2. maddesi yollamasıyla 107/1. maddesinde şantaj ve 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal başlıkları altında yaptırıma bağlanmış olup, cezaların türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca anılan suçların asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda 12 yıl olduğu, 04.02.2013 tarihinde gerçekleştirildiği iddia olunan suçlarla ilgili olarak, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği 17.07.2013, 03.02.2016 ve 12.04.2018 tarihlerinde 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca dava zamanaşımının kesildiği ve aynı Kanun'un 67/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başladığı, dava zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkında üçüncü defa mahkûmiyet kararı verildiği 12.04.2018 tarihinden itibaren 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden, dava zamanaşımı süresini kesen en son işlemin 17.07.2013 tarihli ilk mahkûmiyet kararı olduğuna dair yanılgılı kabule dayalı olarak 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık hakkında şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından açılan kamu davalarının düşmesine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ankara 54. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.