Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8466 E. 2024/6217 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8466
Karar No
2024/6217
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3221 E., 2019/3896 K. SUÇLAR : Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında şantaj suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; sanık hakkındaki şantaj suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 134/1-2, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 107/2, 62, 52/2-4 ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün kaldırılması ile sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 43/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak sanık aleyhine istinaf yoluna başvurulmamasından dolayı 5271 sayılı CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına, İlk Derece Mahkemesince şantaj suçundan kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suçsuz olmasından dolayı beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verildiğine, koşulları oluştuğu hâlde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme hükümlerinin uygulanmadığına, usûl ve yasaya aykırı şekilde verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in, katılan ...'e ait fotoğrafları elinde bulundurduğu ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, iddianamenin kapsamı ve dosya içeriğine göre sanık ...'in, katılan ...'in kuzeninin eşi olduğu, katılan ile sanığın sevgili olup zaman zaman birlikte oldukları ve bu birliktelik sırasında sanığın, katılanın rızası ile çıplak fotoğraflarını çektiği, ancak katılanın 2014 yılı Nisan ayında sanık ile olan ilişkisini bitirdiği ve bu durumu kabullenemeyen sanığın, katılana elinde çıplak fotoğraflarının olduğunu söyleyerek, birlikteliği devam ettirmeye çalıştığı, katılanın 03.11.2014 tarihinde evlenmesinden sonra ise sanığın dosyada örneği bulunan katılanın fiziksel mahremiyetini içeren çıplak fotoğraflarını rızası ve bilgisi dışında değişik zamanlarda başkalarının görgüsüne sunduğu anlaşılmakla, sanığın sübut bulan eyleminin, zincirleme şekilde görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, 5237 sayılı TCK'nın 134/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca zincirleme şekilde görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesince şantaj suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Görüntü veya Seslerin İfşa Edilmesi Suretiyle Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Hükmün başında; suçun işlendiği tarihin ve zaman diliminin yazılmaması hukuka aykırı bulunmuş ise de hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde eklenmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Katılan, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddeleri uyarınca, mahkûmiyetine karar verilen sanık aleyhine ve vekille temsil edilen katılan lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.04.2018 tarihli ve 2018/18-75 Esas, 2018/189 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücreti kişisel hakka ilişkin olup, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerektiğinden, tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu husus, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8466, K. 2024/6217, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8466-e-2024-6217-k-b6de6becaa7f