Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/363 E. 2025/6320 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/363
- Karar No
- 2025/6320
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3859 E., 2020/3324 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 63/1. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve bir kısım katılanlar vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, görgü tanığı ifadesinin bilirkişi raporuna esas alınmadığına, katılanların maddi ve manevi zararlarının giderildiğine, ölen sürücünün kazada asli kusurlu olduğuna, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.04.2017 günü, saat 11.30 sıralarında sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan kamyon ile meskun mahal sınırları içinde, Denizli ili ...İlçesi ...Caddesini takiben ... Caddesi istikametinden ...Caddesi istikametine seyri sırasında, kendisine fasılalı kırmızı ışığın yandığı ve "Dur" levhasının bulunduğu durumda ...Bulvarı Kavşağından geçtiği esnada, aracının sağ yan kısımlarıyla seyir istikametine göre yolun sağından ...Kavşağı Bulvarını takiben fasılalı sarı ışığın yandığı durumda gelen ve düz istikamette olan sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan motosikletin ön kısımları ile çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü ...'nın ölmesi şeklinde meydana gelen kaza neticesinde kaza tespit tutanağında: kazanın oluşumunda sürücü belgesi geri alınmış ve kullandığı araca göre ehliyeti yetersiz olan sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84/h (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) ve 57/1-a (kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar) kurallarını ihlal ettiğinin, ölen sürücü ...'nın ise sarı fasılalı trafik ışığında aracının hızını azaltmadan kavşağa girmekle aynı Kanun'un 52/1-a (kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak) kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, Mahkemesince keşif üzeri alınan 26.09.2017 tarihli trafik bilirkişisi raporunda; sanık sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 84/h maddesi uyarınca asli kusurlu olduğu, ölen sürücü ...'nın ise aynı Kanun'un 52/1-a maddesi uyarınca tali kusurlu olduğu yönünde kanaatin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 18.07.2018 tarihli adli raporunda: sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nın ise tali kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık sürücünün asli kusuru ile bir kişinin öldüğü olayda, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zarar nazara alınarak takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına ve sanığın sabıkalı geçmişi, suçun işleniş biçimi, sonucunun ağırlığı, suçun işlemesindeki özellikler, sanığın olaydaki kusur durumu, kaza yaptığı aracı kullanma ehliyetinin bulunmaması, katılanların zararlarının karşılanmamış olması, şikayetlerinin devam etmesi ve cezanın caydırıcılık özelliği nazara alınarak sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.