Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/306 E. 2025/6691 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/306
Karar No
2025/6691
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1758 E., 2020/2424 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, B sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, B sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, sanığın kaza anında aracı kullanmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, bilinçli taksir artırım oranının fahiş olduğuna, takdiri indirim sebebinin uygulanmama gerekçesinin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığına; katılanlar vekilinin temyiz istemi, sanık hakkındaki temel cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 30.11.2018 günü saat 23.45 sıralarında, kazadan yaklaşık 1 saat 45 dakika sonra yapılan ölçümde 0.90 promil alkollü olduğu belirlenen sanık ... idaresindeki otomobil ile, gece vakti, yerleşim yeri dışında, bölünmüş 2 şeritli, asfalt kaplama, zeminin ıslak ve nemli, hız sınırının 110 km/s olduğu devlet yolunda, kaza sonrası hız göstergesinin sabit kaldığı şekliyle 142 km/s hız ile seyri sırasında kaza mahalline geldiğine, kendisi ile aynı istikamette seyreden çekici ve çekiciye bağlı yarı römorka aracının sağ ön kısımları ile arkadan çarpması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'ın ölümüyle sonuçlanan olayda; kaza tespit tutanağında; araç sürücüsü olarak ... belirtilmekle birlikte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56/1-c maddesinde yazılı kuralı ihlal ettiği, diğer sürücünün ise kusurunun olmadığının belirtildiği, soruşturma aşamasında alınan ............. Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 28.03.2019 tarihli raporunda; araç sürücüsünün ... veya ... olduğunun kabulü halinde asli kusurlu olduklarının, araçta yolcu olarak bulunanların ise kendi ölüm veya yaralanmalarında tali kusurlu olduklarının, çekici sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, Mahkemece ... Uzmanlık raporunda otomobilin sol ön güneşliğinden alınan kıl numunelerinde elde edilen DNA profilinin sanık ...'dan alınan kan numunesinden elde edilen DNA profili ile benzer olduğunun tespit edilmesi, sanığın savunmasında yakıt almak için durduklarında kendisinin araçtan inip ücreti ödediğini ifade etmesine rağmen 01.12.2018 tarihli görüntü izleme tutanağında aracın arka koltuğunda ölen ... ile fiziki özellikleri ölen ... ile uyumlu bir erkek şahsın indiğinin görülmesi, .................. ile ..............'ın arkadaş oldukları düşünüldüğünde ........'nın yanında inen kişinin ............. olmasının hayatın olağan akışı ile uyumlu olması,....................'ın daha sonra aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturduğunun görüntülere yansımış olması karşısında sanığın araçtan inip yakıt ücretini ödediği şeklindeki savunmasının gerçekle bağdaşmaması, olay sonrası yapılan ölü muayene işleminde ölen ...'ın kafasının kanla kaplı olup, saç derisi içerisinde çeşitli yaralanma ve bu yaralanma içerisinde cam ve kum parçalarının olduğunun tespit edilmesi, otomobilin darbeyi sağ ön kısımdan aldığı, ön camın dağılmadan bulunduğu haliyle parçalandığı, sürücü ve ön sağ hava yastığının açıldığı, tavandaki sunroofun kırıldığı, sağ ön koltuğun arabanın göğüs aksamına gelerek buraya sıkıştığı da dikkate alındığında ölen ...'ın sağ ön yolcu koltuğunda olduğu ve kaza anında emniyet kemeri de takılı olmadığından ön camdan fırladığının sabit olması nedeniyle, sanığın aracın kendisi tarafından kullanılmadığı, ölen ... ile sürekli değişimli olarak kullandıkları yönündeki olayı karmaşık bir yapıya büründürmeye ve suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilemeyeceği, sanığın olaydan sonra 01.12.2018 tarihinde saat 01:29'da alınan alkol raporunda 0,90 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, buna göre sanığın kaza esnasında (saat 23.45 civarı) 1.00 promilin üzerinde (yaklaşık 1.18 promil civarında) alkollü olduğunun anlaşıldığı, kaza mahallinin işlek bir yol olduğu ve zeminin ıslak olduğu, yasal hız limitinin 110 km/s olduğu işlek karayolunda sanığın 142 km/s gibi yasal limitten oldukça fazla bir hızda aracı kullanma, olumsuz hava ve yol koşullarına göre hızını ayarlamama ve yüksek hızda seyre devam etme şeklindeki davranışları ile 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazada bilinçli taksirle hareket ettiği kabulü ile 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, temel ceza orantılılık ilkesine aykırı şekilde az bulunmuş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılma yoluna gidilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Dairemizin yerleşik kararlarında hız limitinin aşılmasıyla ilgili olarak bilinçli taksirin varlığının kabul edilebilmesi için kaza sırasında mahal koşullarının gerektirdiği hız sınırının iki katının aşılmasının gerektiği, somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığı, bilinçli taksir oluşturan ihlalin yalnızca 1.00 promil üzerinde alkollü olduğu halde trafiğe çıkmaktan ibaret bulunduğunun anlaşıldığı, bu itibarla sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, 5237 sayılı TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/306, K. 2025/6691, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-306-e-2025-6691-k-4bc7af8df7e7