Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/345 E. 2025/6317 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/345
- Karar No
- 2025/6317
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/327 E., 2020/1913 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 maddeleri uyarınca 4 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 9 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; çarpmanın orta şeritte gerçekleştiğine, bu kabulde tarafların kusur durumun değişeceğine, elektrikli bisikletin yasal düzenlemeler gereği yolun sağından gitmek zorunda olduğuna ve bu itibarla ölen sürücünün meydana gelen kazada kusurunun bulunduğuna, sanığın alkollü araç kullanmasının kazanın oluşumuna etkisinin bulunmadığına, yolda aydınlatma bulunmaması ve zeminin ıslak olması, ölen sürücü idaresindeki elektrikli bisikletin farlarının yanmaması, kaza sonrası ölen sürücünün ve elektrikli bisikletin konumu, ölen sürücünün kask takmaması gibi unsurların kusur durumunun tayininde dikkate alınması gerektiğine, temel cezanın ve bilinçli taksir artırım oranın üst sınırdan belirlenmesinin ve takdiri indirim sebebinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24.12.2016 tarihinde saat 04:20 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, görüşün far ışığı altında sisli, 10.5 m genişliğinde, tek yönlü, 3 şeritli, eğimsiz, düz, zeminin ıslak ve nemli, asfalt kaplama, hız sınırının 50 km/s olduğu, meskun mahal sınırları içindeki yolda, kazadan bir saat yapılan ölçümde 1.30 promil alkollü olduğu tespit edilen sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile...............................Caddesini takiben Hastaneler kavşağı istikametinden Aski kavşağı istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, kendisi ile aynı istikamete yolun sağını takiben önünde seyreden sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin arka kısmına, aracının sağ ön kısımlarıyla çarpması neticesi sürücü ...'nin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kaza tespit tutanağında; yaralı sürücünün hayati tehlikesinin bulunması nedeniyle hastaneye kaldırılması nedeniyle beyanının alınamadığı, araç sürücüsünün ise kaza sonrası olay yerinden ayrılması ve kaza konumunun bozulması nedeniyle kusur dağılımının yapılamadığının belirtildiği, 10.04.2017 tarihli Trafik bilirkişisi raporunda; sürücü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na (2918 sayılı Kanun) bağlı Yönetmeliğin asli kusur sayılan haller bölümünde yer alan 157/a-4 (arkadan çarpma), 2918 sayılı Kanun'un 48/5 (alkolün etkisi altında araç kullanmak) ve aynı Kanun'un 52/1-b (hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) kurallarını ihlal etmekle asli ve tam kusurlu olduğunun, elektrikli bisiklet sürücüsü ...'nin ise kazanın oluşumuna etken kusurlu davranışının tespit edilemediğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 15.05.2017 tarihli adli raporunda ise; sürücü ...'in asli ve tamamen kusurlu olduğunun, ölen sürücü ...'nin ise meydana gelen kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığının mütalaa edildiği, kovuşturma aşamasında keşif üzeri alınan 22.12.2017 tarihli Trafik bilirkişisi raporunda ise; sanığın 2918 sayılı Kanun'un 48/5, 52/1-b ve bağlı Yönetmeliğin araçlar arasındaki takip mesafesi başlıklı 107. maddesi gereği asli ve tam kusurlu olduğunun, ölen sürücü ...'nin ise kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Yerel Mahkemece, sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, 1.00 promilin üstünde alkolün etkisi altında iken araç kullanmak suretiyle eylemini bilinçli taksir altında işlediği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, takdir edilen temel ceza miktarı orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla bulunmuş, bilinçli taksir uygulamasında cezanın artırım oranı ve sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı görülmüş, duruşma açılmak suretiyle yeniden yargılama yapılma yoluna gidilerek sanığın 6 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine, sürücü belgesinin 9 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin yalnızca 1.00 promil üzerinde alkollü olduğu halde trafiğe çıkmaktan ibaret bulunduğu gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca temel cezanın 1/3 oranı yerine, 1/2 oranında artırılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.