Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/339 E. 2025/6316 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/339
- Karar No
- 2025/6316
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/429 E., 2020/3616 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63/1. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz istemi; sanığın kusur durumu ve fiilden sonraki davranışları göz önünde bulundurularak cezanın üst sınırdan tayin edilmesi ve takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kusur durumuna, dosya kapsamında sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir olguların bulunmadığına ve alt sınırdan uzaklaşma sebeplerinin gerekçelendirilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.11.2018 günü saat 12.30 sıralarında, gündüz vakti, iki yönlü, yol platform genişliğinin 11 metre olduğu, yaya yolunun bulunmadığı meskun mahal sınırları içindeki yolda, sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki traktör ve traktöre takılı römork ile Isparta ili ... Mahallesi ... önünde park halindeki traktörü ve traktöre bağlı römorkü ile geri manevra ile hareket ettiği esnada, aracının arka kısmıyla yolun sağ kenarında yürüyen yaya ...'a çarpması neticesinde yayanın ölümüyle sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde; Mahkemesince keşif üzeri alınan 23.07.2019 tarihli Trafik bilirkişisi raporunda; sürücü ...'ın ikametinin önünden geri manevraya başlamadan önce ikametinin önündeki caddenin genişliğinin dönüşüne uygun olmasına rağmen buradan veya ileriden bir bölgeden dönmesi gerekirken hiçbir önlem tedbir almadığı, manevraya başlamadan önce römorkün arkasını kontrol etmediği, gözcü bulundurmadığı, dikkatsiz ve kontrolsüz davranmakla trafik güvenliğini tehliye soktuğu, bu itibarla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-d (karayollarını kullananlar... Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar.), 67/1-a, b (Manevralarda aşağıdaki kurallar uygulanır. a) Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır. b) Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.) ve bağlı Yönetmeliğin araç manevralarına dair kurallar başlıklı 137/1-B maddesinde yazılı kuralları ihlal ederek asli ve tam kusurlu olduğu, yaya ...'un ise yaya yolu olmayan bir bölgede yolun sağında trafiği engellemeyecek şekilde yürümesi nedeniyle kusursuz olduğu yönünde kanaatin bildirildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 07.11.2019 tarihli adli raporunda; sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, ölen yaya ...'un ise atfı kabil kusurunun bulunmadığı yönünde kanaatin bildirildiği, Yerel Mahkemece, sanığın bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık sürücünün asli ve tam kusuru ile bir kişinin öldüğü olayda, suçun işleniş şekli, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu ve meydana gelen sonucun ağırlığı nazara alınarak takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına ve suçun işleniş biçimi, sonucunun ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın olaydaki kusur durumu, katılanların şikayetlerinin devam etmesi, katılanların zararlarının karşılanmamış olması ve cezanın caydırıcılık özelliği nazara alınarak sanığa verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.