Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/324 E. 2025/7151 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/324
- Karar No
- 2025/7151
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/298 E., 2020/1491 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; olayın iş kazası niteliğinde olmadığına, ölenin sanıkların yanında çalıştığına dair somut delilin bulunmadığına, sanıkların kusurunun bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ... ve sanık ...'in Balıkesir İli ... İlçesi ... Mahallesi yol ayrımı ... Mevkiinde stabilize yol kenarında bulunan küçükbaş hayvan sayasını birlikte işlettikleri, ölen ...'nın sanıkların hayvanlarına baktığı, saya yanında çadır ve 2 tekerlekli penceresi ve havalandırması bulunmayan konteynırın bulunduğu, ölen ...'nın olay günü konteynırda kaldığı, 20.01.2016 günü sabah saatlerinde sanık ...'in hayvan sayasına geldiğinde, ölen ...'yı konteynırda bulunan çekyat üzerinde hareketsiz yatar şekilde bulduğu, ölenin kaldığı konteynırda, çadırda bulunan soba içerisinden çıkarılmış kovanın bulunduğu, ...'nın yapılan otopsisinde ölümün karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı olduğunun tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 15.06.2016 tarihli rapora göre; işveren konumunda olan sanıkların çalışanına karşı iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına göre yükümlülüklerini yerine getirmediklerinin belirtildiği, mahkemece olay yerinde yapılan keşif sonucu alınan 06.12.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanıkların işveren olarak gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini vermedikleri, risk değerlendirme yaptırmadıkları, çalışanının hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri almadıkları, çalışana kişisel koruyucu donanım sağlamadıkları gerekçeleriyle asli kusurlu olduklarının belirtildiği, Yerel Mahkemece, ölenin sanıkların yanında çalıştığı hususunun ispatlanmadığı, ölenin rızası ile sayada kaldığı ve sanıkların işlerini yaptırmak için öleni sayada kalmaya zorladıklarına ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, ölümün, sanıkların ölene yaptırdıkları işten kaynaklanmayıp karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu olduğu düşünüldüğünde, kazanın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceği, bu haliyle ölüm ile sanıkların eylemleri arasında illiyet bağının kurulamadığı ve sanıkların üzerilerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı kanaatine varılarak, sanıkların taksirle öldürme suçundan beraatine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kusur durumunun tayini bakımından dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve 20.03.2020 tarihli iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyet raporuna göre; sanıkların olayın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları, ölen ...'nın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, tüm dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, bilirkişi raporları, olay yeri inceleme raporu, dosyada mevcut fotoğraflar dikkate alındığında sanıkların üzerilerine atılı taksirle öldürme suçunu işledikleri kanaatine varılmakla, İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı usul ve yasaya aykırı bulunmuş, sanıklar hakkında TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.