Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3229 E. 2025/6410 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3229
Karar No
2025/6410
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1773 E., 2019/1259 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 5.000,00 TL maddi, 100.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebinin, maddi tazminat yönünden vekalet ücretinin koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminat istemine konu edilemeyeceğinden reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 2.000,00TL ye yükseltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; suçlamanın niteliği ve davacı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, resen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/10 Esas ve 2018/90 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet suçlarından 29.03.2017-06.04.2017 tarihleri arasında 8 gün gözaltında kaldığı, sorgusunun ardından hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna muhalefet suçu yönünden 16.05.2018 tarihinde, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden 26.09.2018 tarihinde kesinleştiği , 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek yapılan yargılama kapsamında davacı vekilinin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun manevi tazminat miktarı yönüyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının 5.000TL maddi, 100,000,00TL manevi toplam 105.000,00TL tazminat talebine ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesince reddolunan tazminat miktarının 103.000,00TL olduğu, karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının 58,800,00TL olduğu, reddolunan toplam tazminat miktarının davacı yönünden kesin nitelikte olmadığından Tebliğnamedeki RET isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) "Taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26 ncı maddesine göre, hakimin tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hükmü karşısında dava dilekçesi içeriğine göre maddi ve manevi tazminat ödenmesine ilişkin talebin dava tarihinden işleyecek yasal faiz ile ödenmesine yönelik olmasına karşın hükmolunan manevi tazminat miktarının gözaltı tarihi esas alınmak suretiyle yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmolunması temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/3229, K. 2025/6410, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-3229-e-2025-6410-k-3d24f5030747