Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2340 E. 2025/5828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2340
- Karar No
- 2025/5828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3047 E., 2021/251 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 25.775.22 TL maddi ve 23.200 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, davacının 24.08.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edilmiş olduğu, ihraç edildiği tarihe kadar olan maaş kesintileri yönünden idari yargıya başvurabileceği, ihraç ile tahliye arasındaki dönem bakımından ise net asgari ücrete göre tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat miktarı 8.592.97 TL'ye indirilip, manevi tazminat miktarı 46.000 TL'ye yükseltilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminatın davacının son aldığı maaşa göre tayin edilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/104 Esas – 2019/259 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.07.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasında 231 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.06.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacının 24.08.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edilmiş olduğu, ihraç edildiği tarihe kadar olan maaş kesintileri yönünden idari yargıya başvurabileceği, ihraç ile tahliye arasındaki dönem bakımından ise net asgari ücrete göre tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat miktarı 8.592.97 TL'ye indirilip, manevi tazminat miktarı 46.000 TL'ye yükseltilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının kamu görevlisi iken 24.08.2016 tarihinde ihraç edildiği, ihraç kararının 29.11.2016 tarihinde kesinleştiği ve en son eylül 2016 tarihinde maaş aldığı dikkate alınarak, maddi tazminatın 15.10.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 06.03.2017 tarihleri arasındaki dönemde yürürlükte olan net asgari ücrete göre tayin edilmesi ve faiz başlangıç tarihinin de buna göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, söz konusu husus temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Gerekçeli karar başlığında "Davacı: K. H." ibaresine yer verilmesi, ''koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' yerine, ''466 sayılı Yasaya göre tazminat'' yazılması ve C. Savcısının ad, soyad ve sicil bilgilerinin gösterilmemesi, 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 3.Davacının dava dilekçesiyle banka hesaplarına bloke konulmak suretiyle el konulduğundan bahisle tazminat taleplerine yönelik, söz konusu el koyma işlemlerine ilişkin kararlar temin edilerek, 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.