Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2104 E. 2022/10587 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2104
- Karar No
- 2022/10587
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2016 tarih, 2016/49 - 2016/406 sayılı davacı lehine 75.481 TL maddi, 600.000 TL manevi tazminat takdir edilmesine ilişkin hükmünün davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarih, 2017/1616 - 2017/1723 sayılı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı davacı vekili ve davalı vekil tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22.03.2021 tarih, 2020/4191 - 2021/2830 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, Dairemizin bozma ilamına uyularak ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu kurulan 16.11.2021 tarihli hükmün davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine CMK'nın 307/3. maddesi gereğince dosya Dairemize gönderilerek yapılan temyiz incelemesinde; Davanın niteliğine göre, davacılar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; Tazminat talebinin dayanağı olan ... Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 24.09.2012 – 19.06.2014 tarihleri arasında 633 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, Davacının 182.220 TL maddi, 1.500.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 75.841 TL maddi, 600.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda manevi tazminat miktarının 90.000 TL’ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğu ve dava vekalet ücretinin yanlış hükmedildiği gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince 75.841 TL maddi 450.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde çok fazla manevi tazminata hükmolunması, Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. madde ve fıkrası gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.