Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/2045 E. 2023/429 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2045
- Karar No
- 2023/429
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği, sanıklara atılı suçların koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle katılan şirketin sanıklara yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle, bu hükümler yönünden 5271 sayılı Kanunun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatının bulunmadığı ve katılan vekilinin, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hüküm ile kasten yaralama suçundan 21.04.2016 tarihinde verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 Tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/181 Karar Sayılı Kararında; 1. Sanıklar ... ve ... Hakkında; a. Sanık ... hakkında, ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten hükmolunan 500 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetin, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, b. Sanık ... hakkında, ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten hükmolunan 2000 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetin, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Karar verilmiştir.
2. Sanık ... Hakkında; a. Sanık ... hakkında ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 2000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, b. Sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.
B. Sanık ...'in hükmü temyiz etmesi üzerine, ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 Tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/181 Karar Sayılı Ek Kararında; Sanık ... hakkında ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten hükmolunan 2000 TL adlî para cezasına ilişkin hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ek kararı ile hükmün kesin ve temyiz sınırları altında kalması sebebiyle temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
C.... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/181 Karar sayılı sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 21.04.2016 tarihli ek kararın ile sanığa usulüne uygun tebliğinin sağlanması amacıyla Dairemizin, 01.12.2021 tarihli ve 2020/729 Esas, 2021/8470 Karar sayılı ilâmıyla tevdii kararı verilmiştir.
D. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.02.2020 tarihli ve 2016/253667 sayılı, tevdii ve onama görüşlü Tebliğname ve 15.04.2022 tarihli ve 2022/57012 sayılı onama görüşlü Ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'in Temyiz Sebebi 1. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşmadığına,
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Vekalet ücretine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "... Sanık ...'nin 2,14 promil alkollü olarak ... kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu sabit olmuş, sanığın tespit edilen alkol oranı ve kazaya sebebiyet vermiş olması gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza takdir edilmiş ve TCK'nun 179/2-3 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan ...'in sanık ... tarafından darp edildiğine dair beyanı ve beyanını doğrulayan tıbbi raporlarla sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılmış, izah edilen nedenlerle sanığın TCK 86/2,62, 52/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, katılan ...'nin sanık ... tarafından darp edildiğine dair beyanı ve beyanını doğrulayan tıbbi raporlarla sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılmış, aksi ispat edilemeyen savunmasına göre bu eylemi katılanın kendisine hakaret ve darp etmesinin yarattığı tahrik altında işlediği sabit olmuş, izah edilen nedenlerle sanığın TCK 86/2,62, 29/1 52/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve CMK 231/5 maddenin uygulanmasına karar verilmiş,... katılan ...'in sanık ... tarafından darp edildiğine dair beyanı ve beyanını doğrulayan tıbbi raporlarla sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varılmış, izah edilen nedenlerle sanığın TCK 86/2,62, 52/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve CMK 231/5 maddenin uygulanmasına dair hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
2. Sanık ... alınan savunmasında "Olay günü alkollü olduğum ve alkollü olarak kaza yaptığım doğrudur ancak kazanın alkollü olmamla bir ilgisi yoktur, karşı tarafın aracı benim arkamdan gelirken sollama yapıp önüme geçti ve aniden durdu, bende ... yüklü olduğundan mesafe kısa olduğundan duramadım ve çarptım, karşı tarafın aracının neden ani duruş yaptığını bilmiyorum, dönüş yolu yoktu, yani dönmek için durmadı, hatta kazadan sonra dışarıdan gelen bir kişi kendisinin şoför olduğunu söylemişse de şoför başka bir kişiydi, Adem bana vurmaya çalıştığını hatırlıyorum ancak alkollü olduğumdan tam olarak hatırlayamıyorum ama raporumda darp izim vardır, bu nedenle Adem'in bana vurduğunu düşünüyorum, ben de karşılık vermişimdir tam olarak hatırlamıyorum, şikayetçi değilim, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, hakkımda mahkumiyet hükmü verildiği takdirde CMK 231/5 madde uygulanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim " şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Kaza sebebiyle olay yerine gelen kolluk güçleri tarafından yapılan alkolmetre ölçümüne göre sanık ...'nin 2.14 promil alkollü olduğu, 12.04.2015 tarihli Dr. Nafiz Körez ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen adli muayene ve alkol raporuna göre ise 2.11 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
4. Kolluk güçlerince tanzim olunan 11.04.2015 Tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, sanığın idaresindeki çekici ve buna bağlı romörk ile seyri sınasında , aynı yönde seyir halinde olan sanık ...'ın idaresindeki otomobile arkadan çarparak maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiği ve takip mesafesine uymaması sebebiyle tam kusurlu olduğu, diğer sürücülerin olaya etken bir kusurlarının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
5. Tanık Ertan Ş. ve Ayşegül Sinem İ. beyanı dosya kapsamında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerek Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 tarihli ve 65–69, 22.10.2002 tarihli ve 234–366, 04.07.2006 tarihli ve 127–180, 03.05.2011 tarihli ve 155–80, 21.02.2012 tarihli ve 279–55, 15.04.2014 tarihli ve 599-190, 28.03.2017 tarihli ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 tarihli ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında, sanıklar hakkında birbirlerine yönelik kasten yaralama suçlarından açılan kamu davasında; sanıklara atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle katılan şirketin sanıklara yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilmiş olması hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçu Bakımından Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karar Yönünden Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Trafik Güvenliğini Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunun Oluşmadığı Yönünden Oluş, dosya kapsamı, sanığın alkollü olduğunu tespit eden alkolmetre raporu ile adli muayene raporu ile alkollü olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğine ilişkin tutanaklar bir arada değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; "sanığın sabıkalı kişiliği gözetildiğinde yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaate varılamadığından CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Vekalet Ücreti Yönünden Katılan şirketin, sanığa yüklenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu gerek Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 tarihli ve 65–69, 22.10.2002 tarihli ve 234–366, 04.07.2006 tarihli ve 127–180, 03.05.2011 tarihli ve 155–80, 21.02.2012 tarihli ve 279–55, 15.04.2014 tarihli ve 599-190, 28.03.2017 tarihli ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 tarihli ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında, sanıklar hakkında birbirlerine yönelik kasten yaralama suçlarından açılan kamu davasında; sanıklara atılı suçun koruduğu hukuki yarar ve niteliği itibariyle katılan şirketin sanıklara yüklenen suçun mağduru olmadığı ve suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeksizin davaya katılmasına karar verilmiş olması hukuki değerden yoksun olup, hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden ayrıca hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçu Bakımından Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karar Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenleAnkara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/181 Karar sayılı ek kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Trafik Güvenliğini Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 Tarihli ve 2015/550 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.