Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1531 E. 2023/327 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1531
Karar No
2023/327
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi . Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2019/214 esas, 2019/1112 sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm, ... Bölge Adliye Mahkemesinin 11. Ceza Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2020/798 esas, 2020/1193 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir. 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan basit yargılama usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararını takiben, söz konusu iptal kararı üzerine oluşan yeni duruma göre sanık müdafiinin lehe olan hükümlerin uygulanmasına yönelik infazın durdurulması talebinin reddine ilişkin Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2019/214 esas, 2019/1112 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle kabulü ile anılan kararın mercii ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/549 değişik ... sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiştir. ... Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.12.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB-2021/158345 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB-2021/158345 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 24/12/2019 tarihinde verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararının 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde yer alan, "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki, Geçici 5 inci maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 251 inci maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 24.12.2019 tarihinde verildiği, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararının 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/549 değişik ... sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1531, K. 2023/327, T. 08.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1531-e-2023-327-k-8c770c5b9eaf