Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1255 E. 2025/3071 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1255
Karar No
2025/3071
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3914 E. - 2021/1496 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkumiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İmar kirliliğine neden olma suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, temyize konu on yıl hapis cezasından yukarı mahkûmiyet hükmünün bulunmaması sebebiyle, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; imar kirliliğine neden olma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ret ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; imar kirliliğine neden olmak suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, anılan suç yönünden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, Sanık müdafinin temyiz isteği; gerekli inceleme yapılmadan çelişkili sonuçlar içeren bilirkişi raporlarından bir tanesine itibar edilerek hükme esas alındığına, delillerin takdirinde hata yapıldığına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Çeşme Belediyesi görevlilerince tanzim edilen 25.11.2016 tarihli yapı tatil zaptı ile 1. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda izin alınmada ruhsatsız olarak iskele, gölgelik, dört adet duş ve kabin, depo, baraka yapıldığının ve parsele iki adet konteynır konulduğunun tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından dava açıldığı, sanığın savunmasında suça konu parseli yetkilisi olduğu şirket adına günübirlik tesis işletmek amacıyla kiraladıklarını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına izin için başvurduklarını ancak izin alamadıklarını, bu süreçte suça konu yapıların inşa edildiğini, belediyenin ihtar çekmesi üzerine yapıların tamamını yıktıklarını, 2017 yılında izin aldıktan sonra yeniden inşa ettiklerini beyan ettiği, İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 30.01.2017 tarihli ve 15 sayılı kararı ile davaya konu parselde halka açık 6 metrekare bir adet büfe ile 6 metrekare bir adet wc - duş yapılmasının uygun olduğuna karar verildiği, dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporlarında dört adet duş ve kabinin sökülü durumda, gölgeliğin kaldırılmış, iskelenin sökülerek mahalden uzaklaştırılmış olduğunun, taşınmaza izin alınmadan yerleştirilen konteynırların, depo ve çardağın beton temelsiz olarak zeminde kazı ve dolgu işlemleri yapılmadan monte edildiklerinin, kalıcı olmayıp sökülebilir nitelikte olduklarının, yapılar nedeniyle doğal sit alanına geri dönüşümü mümkün olmayan bir zarar verilmediğinin, arazinin ekolojik yapısında bozulma meydana gelmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, "Yapıların temelsiz olarak ve zemin kazılmadan monte edilmiş olduğu, sanığın eylemlerinin sit alanında bulunan taşınmazda inşai ve fiziki müdahale meydana getirmediği, doğal sit alanında bulunan taşınmaza kalıcı ve geri dönüşümsüz olarak bir zarar vermediği, esaslı nitelikte fiziki ve inşai müdahale olmadığı ve arazinin ekolojik yapısında bir bozulma meydana getirmediği" gerekçesi ile sanığın üzerine atılı suçtan beraatine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, " Sürdürülebilir koruma ve kontollü alan içinde kalan ve yapı yapılabilmesi için izin gerektiği anlaşılan alanda izin alınmadan depo niteliğinde yapı yapıldığının sabit olduğu, sanığın 1. derece doğal sit alanında yer alan taşınmazda ayrıntısı yapı tatil zaptı ve bilirkişi raporlarında yazılı olduğu şekilde yapılar yaptığı alanda doğal sit alanına geri dönüşümsüz ve kalıcı zarar verilmediği" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünen 5271 sayılı Kanunun 223/1. maddesinde belirtilen hüküm türleri arasında sayılmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın temyizinin mümkün olmadığının anlaşılması karşısında dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden Sanık müdafinin 11.02.2022 tarihli dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği anlaşıldığından tebliğnamede temyiz isteminin reddi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1255, K. 2025/3071, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1255-e-2025-3071-k-44161b49aa05