Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9759 E. 2025/5569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9759
- Karar No
- 2025/5569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3412 E., 2020/521 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı ölen ...'in haksız gözaltı, adli kontrol, tutuklama nedenleriyle 35.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden faiz talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacılar vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffa ...'in haksız gözaltında ve tutuklu kaldığını, haksız el koyma tedbiri uygulandığını, haksız ithamlar nedeniyle vefat ettiğinden hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, mirasçılarının haksız olan bu yargılama nedeniyle tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, verilen kararın CMK ve Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan olan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/16712 Soruşturma, 2018/910 Karar sayılı dosyası kapsamında muris ... silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.10.2016-21.10.2016 tarihleri arasında 17 gün gözaltında, 27.10.2016-12.01.2017 tarihleri arasında 77 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturmada 26.05.2018 tarihinde vefat etmesi sebebiyle 11.10.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asillere tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi hükümlerine tâbi olduğu, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.03.2002 gün ve 92/223 sayılı kararında belirtildiği üzere koruma tedbirleri nedeniyle dava açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın mirasçılara intikalinin ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçıların ancak bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekleri veya dava açabileceklerine ilişkin kararı doğrultusunda, dava açmadan ve bu yönde iradesini açıkça izhar etmeden ölen ...'in mirasçılarının açmış oldukları tazminat taleplerinin reddi gerektiği kaldı ki 5271 sayılı CMK'nun 144/1-c maddesinde tazminat isteyemeyecek kişiler arasında genel veya özel af, şikayetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilenleri açıkça belirttiği, kanunun lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere kanun "gibi nedenlerle" demek suretiyle söz konusu durumları sayma yoluyla belirtmediği, ölüm nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilenler bakımından da kıyas yoluyla söz konusu madde hükmünün uygulanabileceği dolayısıyla bu kişiler bakımından da tazminat istenemeyeceği anlaşılmakla mirasçılar tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açma hakkının kural olarak zarar görene ait olduğu, bu hakkın mirasçılara intikalinin ancak zarar görenin ölmeden önce dava açması veya dava açma iradesini açıkça izhar etmesi durumunda mirasçılara intikal edeceği, mirasçılar bu şartlarda açılmış davaya devam edebilecekler veya dava açabileceklerdir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.