Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9544 E. 2025/610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9544
Karar No
2025/610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1171E. - 2020/397K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bodrum 6.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19.12.2018 tarihli ve 2018/317 Esas, 2018/762Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasında sanığın yapı kayıt belgesi aldığı gerekçesiyle düşme kararı verildiği, karara karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesin'in 18.02.2020 tarihli ve 2019/1171E. ,2020/397K. Sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/1-2, 5237 sayılı TCK'nın 62,51,52/2,53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, karara karşı sanık tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, yapı kayıt belgesi aldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 25.07.2017 tarihinde Belediye görevlilerince yerinde yapılan incelemede Bodrum ilçesi Yalıkavak Mahallesi Sefir Sokak No:15 adresinde bulunan ve tapuda 558 ada 23 parselde (eski 952 parsel) kayıtlı ve Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.04 2011 tarihli ve 7079 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanında bulunan taşınmazda yapı ruhsatı ve onaylı projesine aykırı olarak bodrum katına 8.0x2.0 mt ebatlarında mevcut binaya dahil edilmiş kapalı alanın yapıldığı, 8.0x2.5mt ebatlarında ahşap teras alanı inşa edildiği, mevcut binanın yan tarafına5.70x4.50mt ebatlarında betonarme garaj yapıldığının tesit edilmesi üzerine sanık hakkında imar kirliliğine neden olma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası kapsamında; Yerel Mahkemece suçun unsurlarının tespiti bakımından 02.07.2018 tarihinde icra edilen keşif üzerine aldırılan 10.09.2018 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre; iddianameye konu aykırılıkların 2013 yılı uydu görüntülerine göre tamamının tamamlanmış olduğu iddianameye konu edilen garajın mevcut, eskime, yıpranma ve korozyon durumuna bakıldığında 5-8 yıllık olduğu, iddianameye konu edilen binaya dahil edilen kapalı alandaki pvc doğramalarda ısıcam tarihlerinin 2009 olduğu, yapıdaki eskimelere bakıldığında takribi 5-8 yıllık olduğu, yine iddianameye konu ahşap terasın da 5-8 yıllık olduğu müdahalelerin izinsiz inşai ve fiziki niteliğinde bulunduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Sanığın Yerel Mahkemece yürütülen yargılamada talimat yoluyla alınan savunmasında; davaya konu edilen tadilat kısmını 2018 yılından 8 yıl önce yaptığını, aykırılıklar yönünden yapı kayıt belgesi aldığını beyan ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince yürütülen yargılamada talimat yoluyla alınan savunmasında davaya konu aykırılıklar yönünden yapı kayıt belgesi aldığını ayrıca pergolanın ilavesini yapmak ve katlanır camla önünü kapatabilmek için Belediye ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünden izin aldığını sit alanına zarar vermediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde; sanığın yapı kayıt belgesi aldığı gerekçesiyle her iki suçtan açılan kamu davasının ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde; "Sanığın tapu kaydında 3. Derece Doğal SİT şerhi olan Bodrum İlçesi Yalıkavak Mahallesi 558 ada, 23 parselde (eski 952 parsel) ruhsat ve eki projeye aykırı olarak yapı yaptığı sanığın ikrarı, yapı tatil zaptı, kök ve ek bilirkişi raporlarından anlaşılmıştır. Sanık yaptığı yapılarla ilgili yapı kayıt belgesi almış ise de; ayrıntıları Yargıtay 12. CD'nin 07/02/2019 tarihli 2018/1889 Esas, 2019/1564 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanunun 65. maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanuna tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceği" gerekçesiyle sanığın üzerine atılı suçu işediği sabit görülerek 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine imar kirliliğine neden olmak suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Dosya kapsamında mevcut 10.09.2018 tarihli heyet bilirkişi raporuna göre, iddianameye konu edilen aykırılıkların 5-8 yıllık olduğu ve 2013 yılı uydu görüntülerine göre tamamlanmış olduklarının belirtildiği dikkate alındığında , Yerel Mahkemece 02.07.2018 günü icra edilen keşiften geriye doğru 8 yıl gidildiğinde suç tarihinin "2010" olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu değerlendirilerek yapılan inceleme neticesinde; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ..., 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanun'un 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4 fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihi olan "2010" tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 66/2. maddesinin (e) bendi ve 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce gerçekleştiği, dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE; 16.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9544, K. 2025/610, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9544-e-2025-610-k-e4035b43a08a