Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9334 E. 2023/2765 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9334
- Karar No
- 2023/2765
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1870 E., 2020/393 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan Ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 01.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 25.09.2017- 24.01.2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini belirterek haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 1.500.000 TL maddi, 250.000 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı tarihten tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir. 2. Davalı vekili 11.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davacının açmış olduğu maddi ve manevi tazminata ilişkin 5271 sayılı ceza yargılama yasasının tazminat istem başlıklı 141 ve 142. maddesinin 1. fıkrasındaki hükümlerin oluşmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş değerler olduğunu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olayın cereyan tarzı gözönüne alınarak davacının talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini " beyan etmiştir. 3. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2018 tarihli ve 2018/379 Esas 2018/313 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiştir. 4. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2019 tarihli ve 2018/149 Esas 2019/112 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 5. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.03.2020 tarihli ve 2019/1870 Esas 2020/393 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.11.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının tutuklanmadan önce Erbaa Devlet Hastanesinde taşeron işçi olarak çalıştığını, tutuklandığı süreçte taşeron işçilerin kadroya alındığını ancak davacının iş aktinin feshedildiğini, davacının tutuklanmasaydı alacağı kadrolu işçi maaşından yoksun kaldığını, mahkemenin tutuklulukta geçen süre için tazminata karar verdiğini ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; davacının ''uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma'' suçundan 25.09.2017- 24.01.2018 tarihleri arasında 121 gün özgürlüğünden yoksun kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda hakkında beraat kararı verildiği bu kararın 10.07.2018 tarihinde kesinleştiği ve işbu tazminat davasının da CMK'nın 142/1 maddesindeki yasal süre içerisinde 01.10.2018 tarihinde açıldığı, davacının tutuklanmadan önce Erbaa Devlet Hastanesinde yönlendirme personeli olarak çalıştığı, davacının en son ne zaman ve ne kadar maaş ödendiğinin Erbaa Devlet Hastanesinden sorulmasına ilişkin müzekkereye adı geçen kurum tarafından verilen cevapta, davacıya Eylül 2017 maaşı olarak 1.961,85 TL ödendiğinin, yine Ekim ayına ilişkin 2 günlük ücret karşılığı 169,02 TL ödendiğinin bildirildiği, bu kapsamda davacının tutuklu kaldığı 8 gün için maaşını aldığının tespit edildiği, tutuklu kalınan diğer 113 gün için ise davacıya ödenen son aylık ücreti üzerinden yapılan hesapla; davacıya maddi zarar olarak 7.387,37 TL verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili, müvekkilinin çalıştığı şirketten işten çıkarılmamış olsa taşeron işçilere tanınan kadroya geçişe ilişkin haktan yaralanacağından bahisle bu yönüyle de maddi tazminat talebinde de bulunmuş ise de; yukarıda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere CMK'nın 141 ve devamında düzenlenen tazminat hakkının sadece davacının doğrudan karşı karşıya kaldığı maddi kazanç kayıplarına ilişkin olduğu, bu nedenle davacının kadroya geçme hakkının kaybından dolayı meydana gelen dolaylı zararının CMK'nın 141. maddesi kapsamında bulunmadığı anlaşılmış olup, davacı ...'in talebinin kısmen kabulü ile; davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre nedeniyle uğradığı maddi zarara karşılık olarak 7.387,37 TL maddi tazminat; davacının tutuklulukta kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren 8.500 TL manevi olmak üzere toplam 15.887,37 TL tazminatın CMK'nın 141. ve devamı maddeleri gereğince taleple bağlı kalınarak davacı ... hakkında tutuklama kararı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, maddi ve manevi tazminatın istemi bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; davacının haksız olarak toplam 121 gün gözaltı ve tutukluluğunun olduğu olayda; 1.500.000,00 TL maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.387,37 TL maddi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, 250.000,00 TL manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 8.500,00 TL'nin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebinin reddine dair ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, delillerin ve yapılan işlemlerin hukuka aykırılık içermediği anlaşıldığından; incelenen hükme yönelik davalı hazine ve davacı vekilinin ileri sürdükleri istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla, davalı hazine ve davacı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/302 Esas 2018/185 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan 25.09.2017- 24.01.2018 tarihleri arasında 3 ay 30 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.07.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Tutuklandığı dönemde Erbaa Devlet Hastanesinde yönlendirme personeli olarak çalışan davacıya tutuklu kaldığı 8 gün için ödenen maaşı düşülerek, davacıya ödenen son aylık ücreti üzerinden 113 gün için hesaplanan ücretin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesinde ve davacının çalıştığı şirketten işten çıkarılmamış olsa taşeron işçilere tanınan kadroya geçişe ilişkin haktan yaralanacağından bahisle talep ettiği maddi tazminat isteminin CMK'nın 141 ve devamında düzenlenen tazminat hakkının sadece davacının doğrudan karşı karşıya kaldığı maddi kazanç kayıplarına ilişkin olduğu, bu nedenle davacının kadroya geçme hakkının kaybından dolayı meydana gelen dolaylı zararının CMK'nın 141. maddesi kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 09.03.2020 tarihli ve 2019/1870 Esas 2020/393 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Zile Ağır Ceza Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.