Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/330 E. 2024/6710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/330
- Karar No
- 2024/6710
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/358 E., 2023/325 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 26.183,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.836,02 TL maddi, 10.00,00 TL manevi tazminata gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın eksik olduğundan 9.139,80 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.05.2023 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 14.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin hükmün kesin olduğundan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın hakkaniyete uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/102 Esas – 2017/210 Karar sayılı dava dosyasında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından yargılandığı, 01.04.2011 – 16.03.2012 tarihleri arasında 350 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 11.05.2018 tarihinde, ihaleye fesat karıştırma suçundan ise 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 /1. Maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.05.2023 tarihli kararıyla; "... Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş, bu nedenle tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmesi üzerine ilk derece mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 14.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu; davacı aleyhine reddedilen ve davalı aleyhine (davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarı toplamı) kabul edilen miktarların kesinlik sınırının üstünde olduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Dairemizin 15.05.2023 tarih ve 2021/10540 Esas - 2023/1628 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 18.09.2020 tarihli maddi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda maddi tazminat konusunda karar verilmemiş ise de, bu hususta mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Seydişehir Ağır Ceza mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4 maddesi uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.