Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6823 E. 2023/5740 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6823
Karar No
2023/5740
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2756 E., 2018/3320 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 04.01.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan 26.08.2016 - 17.03.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan soruşturma neticesinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan 04.01.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini belirtmiş, bu kapsamda 100.000,00 TL maddi,100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 31.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının ve mükerrer dava bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. 3. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2018/8 Esas, 2018/241 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/2756 Esas, 2018/3320 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi, hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle tazminat koşullarının oluştuğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacının deliller kısmında belirtilen Sakarya C. Başsavcılığı'nın 2016/17715 soruşturmas sayılı dosyasında Silahlı Terör Örgütü FETÖ Üyeliği ve Anayasal Düzeni Ortandan Kaldırmaya Teşebbüs suçundan dolayı soruşturulduğu, soruşturma sonucunda Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs suçundan dolayı davacı hakkında Ek Takipsizlik kararı verildiği, ancak Silahli Terör Örgütü Üyeliği suçundan olayı kamu davası açıldığı Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/17 Esas sayılı dosya numarasını aldığı ve halen davanın dersdest olduğu anlaşılmıştır. Davacı Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan dolayı ek takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle tazminat talebinde bulunmuş ise de; silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçu ile Anayasayı İhlal (Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs) suçu geçitli suçlardan olup (Yargıtay 9. CD 2009/10364 E, 2009/10839 K.) C. Savcısının UYAP sisteminden işlem yapabilmek için sistem üzerinden Anayasayı İhlal suçundan ek takipsizlik kararı verdiği, ancak silahlı terör örgütü üyeliği suçundan açılan davasının derdest olduğu, dolayısıyla davacının henüz aklanmış olmadığı, kendisi hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan da tevkif müzekkeresi yazılmış olduğu, CMK 142 maddesi gereğince beraat ya da takipsizlik kararının kesinleşmesinin dava şartı olduğu anlaşıldığından şartlar oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/17715 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında davacının, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından 26.08.2016 tarihinde gözaltına alınıp 29.08.2016 tarihinde aynı sorgu ile tutuklandığı, 04.01.2017 tarihinde Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında iddianame tanzim edildiği ve Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/17 Esas - 2018-142 Karar sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraat ettiği, UYAP'tan yapılan kontrolde kararın 18.06.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Tutuklandığı suçlardan birinden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen, diğerin de beraat eden davacı hakkında 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca tazminat talep etme koşullarının gerçekleştiği gözetilmeden eksik araştırmayla davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; davacı hakkındaki beraat kararının kesinleşmesi üzerine davacı vekili tarafından 24.12.2018 tarihinde koruma tedbirleri nedeniyle yeniden aynı konuda tazminat davasının açıldığı ve Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/9 Esas, 2019/360 Karar sayılı kararıyla davacı lehine tazminata hükmedildiği, hükmün, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 2021/8910 Esas- 2023/5739 sayılı kararıyla onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, iş bu davanın reddi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan ve usul ekonomisi bakımından bozma nedeni yapılmamış mahkemece verilen kararda bu sebeplerle hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/2756 Esas, 2018/3320 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6823, K. 2023/5740, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6823-e-2023-5740-k-8957b0bb6952