Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9206 E. 2023/2799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9206
- Karar No
- 2023/2799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3145 E., 2019/4319 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 08.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/55 Esas sayılı dava dosyası nedeni ile yargılandığını, 02.05.2012 - 04.05.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 04.05.2012 tarihinde tutuklandığını ve 05.12.2014 tarihinde tahliye olduğunu belirterek davacının haksız gözaltı, tutuklama ve uzun süre tutuklu kalması nedeniyle hesap edilen maddi zararının ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 23.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süre ve yetki yönünden incelenmesi gerektiğini, davacının tutuklanmasında kusuru olup olmadığının araştırılması gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. 3. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/588 Esas, 2019/218 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/3145 Esas, 2019/4319 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın süresinde olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacının, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/55 Esas 2015/148 karar numaralı kovuşturması kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında beraat kararı verildiği görülmüştür. ... Davacı vekilinin kararın tebliğ edilmemesi üzerine Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine 11/05/2018 tarihinde tebligat yapılması istemiyle başvuruda bulunduğu görülmüştür. Bu şekildeki beyanıyla davacı vekilinin mahkeme kararını öğrendiği görülmüştür. Ancak mahkememiz dava dosyasının davacı vekilince 08/11/2018 tarihinde açıldığı açıldığı görülmüştür. Her ne kadar CMK'nın 142/1'de ilgisinin kararı öğrendiği tarihten itibaren davanın açılmasına ilişkin süreyi düzenlediği ve öğrenmeyi esas aldığı görülmektedir. Yargıtay CGK 07.04.2015, 2013/12-837-2015/90 numaralı kararında kesinleşen beraat kararının davacı veya vekiline tebliğ edilmediği durumlarda davacı vekilince beraat kararının öğrenildiğinin belirtildiği tarihten itibaren yasal sürenin başladığı kabulü görülmüştür. Yargılama konusu davada ise, sanık vekilinin Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine 11/05/2018 tarihinde başvurmuş olması karşısında kararın Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilip kesinleştiğini bildiği konusunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava süresinin en geç 11/05/2018 tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir. Davanın ikame edildiği 08/11/2018 tarihine göre davanın 3 aylık öğrenme tarihinden sonra azami sürenin geçtikten sonra açılmış olduğu örülmekle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiş ve mahkememizce aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Tazminat talebinin dayanağı olan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/55 Esas, 2015/148 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, silahlı örgüt suçundan 02.05.2012 – 05.12.2014 tarihleri arasında 947 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı iddia edilen davacının, yapılan yargılama sonunda silahlı örgüt suçundan beraatine, aynı dosya kapsamında terör örgütü propagandası yapma suçundan 1 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve tutuklu kalınan sürenin mahsubuna hükmedildiği, beraat hükmünün 13.11.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır. 2. Dava süresine ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." şeklindeki düzenlemeye göre, davanın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay içerisinde ve her halde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içerisinde tazminat isteminde bulunabileceği, bu durumda kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilip edilmediğine bakmak gerektiği, tebliğ edilmemiş olması halinde veya dosyada tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge bulunmaması halinde ise anılan Kanun maddesinin ikinci cümlesinin esas alınması gerektiği, öğrenmenin ise dava süresine herhangi bir etkisinin bulunmadığı, davaya dayanak olan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/55 Esas, 2015/148 Karar sayılı dava dosyasında kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediği, bu kapsamda dava süresi bakımından kesinleşme tarihini izleyen 1 yıllık sürenin esas alınması gerektiği anlaşılmakla, davacı hakkındaki beraat kararının 13.11.2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine 08.11.2018 tarihinde açılan tazminat davası yasal süresi içinde açıldığından, davanın süresinde olmadığı kabulü ile reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/3145 Esas, 2019/4319 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.