Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9063 E. 2024/6674 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9063
Karar No
2024/6674
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1808 E., 2020/178 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama sebebiyle 1.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 468,02 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 531,98 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 4.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onaması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediğine, davanın kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/734 Esas – 2018/436 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.09.2017-29.11.2017 tarihleri arasında 78 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.06.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ''davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, mahkemenin 06/06/2018 tarih, 2017/734 Esas, 2018/436 sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, 18/06/2018 tarihinde kesinleşen beraat kararının 28/06/2018 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiği, tazminat talebine ilişkin başvuru dilekçesinin 24/10/2018 tarihinde verildiği anlaşılmakla; CMK'nın 142/1 maddesindeki “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir” düzenlemesi karşısında davanın kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğinden itibaren 3 aylık süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle'' davanın reddine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesine göre "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir'' hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda; kesinleşme şerhini içeren gerekçeli kararın davacı asile usulüne uygun olarak 28.06.2018 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiği, Kanunda belirtilen üç aylık sürenin başlangıcı için kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinin arandığı, bu suretle kesinleşme şerhini içeren beraat hükmünün davacı asile tebliğ edildiği, hüküm içeriğinde ve kesinleşme şerhli tebliğ evrakında, CMK'nın 141/2 ve CMK'nın 232/6. maddelerinde belirtildiği şekilde ilgiliye ayrıntılı olarak tazminat hakkı bulunduğunun, başvuru mercii ve süresinin hatırlatıldığı, tazminat davasının 3 aylık süre geçtikten sonra 24.10.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Salihli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9063, K. 2024/6674, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9063-e-2024-6674-k-ed5c7c7884d4