Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8456 E. 2026/4627 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8456
Karar No
2026/4627
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1966 E., 2019/3084 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, katılanlar vekilinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin; dosyada mevcut traktöre ait resimler dikkate alındığında, sürücü koltuğu ile yanındaki yolcu koltuğunun bulundukları yerler ile güvenlik durumu, sürücü ve yanındaki yolcunun emniyet kemerlerinin bağlı olmaması ve traktör kabininin sol kapısının yerinden çıkması birlikte değerlendirildiğinde, kazada sürücünün oturduğu koltuktan yola fırlaması, buna karşılık yolcu koltuğunda oturan kişinin ise yola düşmemesi, traktör kabini içerisinde kalmasının normal yaşam gözlemlerine ve fizik kurallarına aykırı bir durum olduğuna, sanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olduğundan ve asli kusurlu olduğundan, beraatine karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin; kazadan önce traktörü gören karayolları genel müdürlüğü işçilerinin traktörü sanığın kullandığını gördüklerini beyan ettikleri ve traktörü kullanan kişinin yanında oturan kişinin düşme olasılığının yüksek olması nedeniyle sanığın traktör sürücüsü olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna, kaza sonrası traktörün sol kabin kapısının açılmış olması nedeniyle sağ tarafta oturan kişinin düşme ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, 13.03.2015 tarihinde saat 11.15 sıralarında ... Devlet Karayolu ... Köyü ... mevkiinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 14... plaka sayılı kamyon ile ... istikametinden ... istikâmetine seyrettiği esnada yine aynı istikâmette seyreden 14... plaka sayılı ön kısmında kepçe aparatı monteli arkasında römork bağlı traktörü solladığı esnada, tanık beyanları ile hızlı olduğu belirtilen traktörü yolun gidiş istikametine göre dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak kontrolsüz bir şekilde sol tarafa yönelmesi ile kamyonun sağ ön kısmının traktörün önüne monteli kepçe aparatının sol kısmına ve traktörün kabin kısmı sol tarafına çarpması sonucu traktörde bulunan ...'in öldüğü, ...'un ve ...'ın yaralandığı, kazaya ilişkin ... Trafik İhtisas Dairesi'nin 21.05.20 15... .09.2015 tarihli kurul raporlarında kamyon sürücüsü ...'ın kusursuz, traktör sürücünün ise asli, tam ve tek kusurlu olduğunun belirtildiği, trafik bilirkişisi tarafından hazırlanan 15.03.2016 tarihli raporda da aynı şekilde kamyon sürücüsü ...'ın kusursuz, traktör sürücüsünün ise asli kusurlu olduğunun belirtildiği, bu durumda kazaya sebebiyet veren traktör sürücüsünün tespit ve tayin edilmesi gerektiği, ölen ile sanığın aynı iş yerinde çalıştıkları, traktörün kullanılması hususunda ölen ile sanık arasında herhangi bir iş bölümü yapılmadığı, duruma göre ölen veya sanığın kullandığının işveren ifadeleri ile sabit olduğu, olay günü ölen ve sanığın ... ilçesine bağlı ... köyüne inşaat malzemesi bıraktıktan sonra dönüş yolunda kaza mahalline 6 km kala traktörün sanık tarafından kullanıldığının tanık ...'in ifadesi ile sabit olduğu, sanık her ne kadar "Kazadan hemen önce ihtiyaç molası verdiklerini, moladan sonra traktörü müteveffanın kullandığını ve kazayı müteveffanın yaptığını." savunmuş ise de, traktörün şoför koltuğunun daha güvenlikli olması, yolcu koltuğunun güvenliksiz ve kaza anında kırılan taraftan savrulmaya müsait ve yine kaza anında tutunabilecek bir yerinin olmaması sanığın ilk başta tuvalet ihtiyacı olduğu için mola verdiğini beyan etmesine rağmen son sözünde, ölenin avı çok sevmesi ve ... tepesinde kuş görmesi üzerine sanıktan traktörünü durdurmasını istemesi üzerine mola verdiklerini traktöre tekrar bindiklerinde ölenin şoför koltuğuna oturduğu şeklindeki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmeyerek, traktörü kaza anında sanığın sevk ve idare ettiğinin kabulü ile sanık hakkında trafikte traktör ile seyir halinde iken kast olmaksızın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak yolun durumunu kontrol etmeden traktörü yolun sol tarafına yönlendirmesi sonucu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, kaza anında traktörü kullanan kişinin kim olduğu konusunda herhangi bir görgü tanığı, kamera kaydı ve benzeri delil bulunmadığı, sanığın tüm aşamalarda, kaza sırasında traktörü kendisinin değil ölen ...’in kullandığını savunduğu, kazadan hemen sonra olay yerine giden tanıklar ... ve ...’in traktörde kaç kişi olduğu ile traktörü kimin kullandığını bilmediklerini beyan ettikleri ve traktörün sürücüsünün kim olduğu konusunda kendilerine sanık tarafından söylenilen bir sözün varlığından bahsetmedikleri, tanıklar ..., ... (... oğlu) ile ...'ın (... oğlu) benzer şekilde, Karayolları 43. Bakımevinde işçi olarak çalıştıklarını, kaza mahalline yaklaşık 5-6 km. uzaklıktaki yolda yol yama çalışması yaptıklarını, bir ara önceden tanıdıkları sanığın kullandığı traktör ile ... istikametine doğru yanlarından geçtiğini, hemen yanında ve sol tarafta ise ölenin oturduğunu, hatta yanlarından geçerken onların selam verdiklerini belirttikleri, sanığın bu tanıkların yanından geçtikten sonra, savunmasında belirttiği gibi tuvalet ihtiyacını karşılamak üzere traktörü yol kenarına park etmesi, ardından tekrar yola çıktıkları esnada traktörü ...’in kullanmasının mümkün olduğu, sanığın, traktörü park ettikten sonra ölen ...’in tüfekle ateş etmek istediğini belirttiği, ölenin tüfeğinin olduğunu, av tüfeği ruhsatının sahibi ... isimli kişinin, traktörün kaza mahallinden kaldırılması esnasında traktörün sağ arka tamponunun olduğu bölgede kılıf içerisinde av tüfeği olduğunu görüp bu tüfeği alarak ölenin kardeşi olan ...’e teslim ettiği şeklindeki tespit ile de doğrulandığı, yine tanık ...’ın beyanına göre de, traktörün zaman zaman hem sanık ve hemde ölen tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, tanık ..., kaza yeri ile işletme arasında yaklaşık 4 km. mesafe olduğunu ve depoda tuvalet bulunduğunu beyan etmiş ancak bunlar dahi, sanığın insanî bir ihtiyaç olan tuvalet gereksinimi için durmuş olmasına engel olmadığına ve bu durumundan sanığın aleyhine bir sonuç çıkarılamayacağı, talimat üzerine resen seçilen bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 14.06.2019 tarihli raporda, olay sırasında traktör kabininin sol tarafındaki yolcu koltuğunda oturan bir kişinin, sol kabin kapısı açıklığından aşağı düşme ihtimalinin, sürücü koltuğunda oturan kişinin aynı açıklıktan düşme ihtimaline göre çok daha yüksek olduğu, ancak bu ihtimal yüksek olmakla birlikte, ekstrem şartlarda, sürücü koltuğunda oturan bir kişinin de yolcu koltuğunda oturan kişinin önünden sıyrılarak yola düşme ihtimalinin “zayıf da olsa” mevcut olduğunun tespit edildiği ve bu ihtimalin reddedilmediği, meydana gelen kazada bu ihtimalin gerçekleş olabileceği, doktor raporu ile tespit edilen sanığın yaralanma bulgularına göre de traktör sürücüsü olup olmadığı konusunda bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı, toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda, olay sırasında traktör sürücüsünün sanık olduğu yönünde kuşku sınırını aşan, kesin, net, elverişli ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın, kaza anında traktör sürücüsünün ölen ... olduğu yönündeki savunmasının aksinin her türlü kuşkudan uzak şekilde sübut bulmadığı, sanığın ...’in ölümü ile sonuçlanan olayda traktör sürücüsü olduğunun sabit bulunmadığı sonucuna varılarak, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak atılı suçu işlediği sabit olmayan sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Göynük Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8456, K. 2026/4627, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8456-e-2026-4627-k-d34a0b80eab8