Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7857 E. 2023/5805 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7857
Karar No
2023/5805
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Organ ve doku ticareti ve resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : Organ ve doku ticareti ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında organ ticareti yapma ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından; CMK’nın 223/2-d maddesi gereğince beraat Sanık ...'nün organ ticareti suçundan; TCK'nın 91/1- 3, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine (5 kez) Sanık ...'nün, resmi evrakta sahtecilik suçundan; TCK'nın 204/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine (5 kez) Sanık ...'un organ ticareti suçundan; TCK'nın 91/1-3, 62/1,53. maddeleri gereğince mahkumiyetine (3 kez) Sanık ...'un, resmi evrakta sahtecilik suçundan; TCK'nın 204/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine (3 kez ) Sanık ...'in organ ticareti suçundan; TCK'nın 91/1-3, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine Sanık ...'ın organ ticareti suçundan; TCK'nın 91/1-3, 39/1,62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine, (4 kez) Sanık ...'ın resmi evrakta sahtecilik suçundan; TCK'nın204/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine, (4 kez) Sanık ...'ın organ ticareti suçundan; TCK'nın 91/1-3,62/1, 53.maddeleri gereğince mahkumiyetine (2 kez) Sanık ...'ın resmi evrakta sahtecilik suçundan; TCK'nın 204/1, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine Sanık ...'ün, organ ticareti suçundan, TCK'nın 91/1-3, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine Organ ve doku ticareti ile resmi evrakta sahtecilik suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’ün ve 1 nolu olayda ...’un beraatlerine, sanıklar, ..., ..., ..., ..., ...'in ve 2-3-4 nolu olayda ...’un mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-Sanık ... ’nün organ ticareti ve evrakta sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine, sanıklar ..., ... ve ...’un beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Hastane evrakları, iletişimin dinlenmesi, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanık ...’un böbrek hastası olduğu ve oğlu olan sanık ...’un irtibata geçtiği böbrek vericisi olan sanık ... ’den, 22.12.2012 tarihinde sanık ...’un nüfus cüzdanı üzerinde sahtecilik yapılmak suretiyle sanık ...’a böbrek nakil işleminin gerçekleştiği olayda, a) Sanık ... ’nün organ ve doku ticareti suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz taleplerinin incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafinin mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, somut delillerin dosyada mevcut olmadığına, TCK’nın 25/2 maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz istemlerinin reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, b) Sanık ... ’nün evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz taleplerinin incelemesinde; Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun, TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 15.04.2015 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, c) Sanıklar ... ve ...’un organ ve doku ticareti suçundan beraatlerine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği yönelik temyiz itirazının, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanık ...’in, anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan nüfus cüzdanını kullandırması şeklindeki icrai hareketin, yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla reddine; ancak; TCK’nın 25/2. maddesi bir zorunluluk durumunda, kişinin, kendisinin veya başkasının sahip olduğu bir hakka yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak amacıyla yaptığı davranışlar ile ilgili ceza sorumluluğunun bulunmadığını belirtmekte ise de, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak organ veya doku satın alan hasta ve organ veya doku satın alınması eylemine bilerek katılan hasta yakınları yönünden anılan madde fıkrasının uygulanmasında özenli davranılmalıdır. Anılan suçta korunan değerin kişilerin yaşam hakkı ile beden bütünlüğü olduğu ve Organ ve Doku Nakli Kanununu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir. Organ ve doku ticareti suçunda zorunluluk halinden bahsedilmesi, anılan suçla mücadelenin zayıflamasına yol açabileceği gibi organ hastası kişiler ve yakınları açısından, suçun işlenmesine teşvik edici etki yapabileceği dikkate alınmalı ayrıca tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2023 tarih, 2018/543 esas, 2023/606 sayılı kararı da gözetilerek sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; d) Sanıklar ... ve ...’un evrakta sahtecilik suçundan beraatlerine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelemesinde; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, TCK'nın 204/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem sanıkların 30.01.2014, 06.03.2014 tarihli hakim karşısındaki beyanları olup, anılan tarihlerden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, e) Sanık ... hakkında mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz istemlerinin incelemesinde; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ... ‘un 02.12.2017 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 2-Sanık ...’in organ ticareti suçundan mahkumiyetine, sanıklar ..., ... ve ...’ın organ ve doku ticareti ile evrakta sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine, sanıklar ... ve ...’ın beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, Hastane evrakları, iletişimin dinlenmesi, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanık ...’ın böbrek hastası olduğu ve organ arayışı içindeyken organ ticareti ile uğraşan sanıklar ... ve ... ile irtibata geçtiği ve bu kişilerin ayarladığı verici olan sanık ...’den, hastaya sanık ...’ın, sanık ...’ın nüfus cüzdanı üzerinde sahtecilik yapması neticesinde 11.03.2013 tarihinde böbrek naklinin gerçekleştiği ve sanık ...’in kardeşi olan sanık ...’ın da nüfus cüzdanını kullandırmak suretiyle anılan eyleme bilerek katıldığı anlaşılmakla, a) Sanık ...’in organ ticareti suçundan mahkumiyetine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, cezanın üst hadden tayin edildiğine,TCK’nın 92 maddesinin uygulanmasına ilişkin temyiz itirazlarının Dairemizin bu konu hakkında istikrar kazanmış, süre gelen uygulamalar gereğince reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, b) Sanıklar ..., ... ve ...’ın organ ve doku ticareti suçundan mahkumiyetlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanık ...’ın, anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan nüfus cüzdanının sahte olarak tanzim edilmesi şeklindeki icrai hareketin, yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile sanık ... hakkında eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin, somut delil olmadığına, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, c) Sanıklar ..., ... ve ...’ın evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun, TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 15.04.2015 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, d) Sanık ...’ın organ ticareti suçundan beraatine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sanık hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği yönelik temyiz itirazının, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanık anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan nüfus cüzdanını kullandırması şeklindeki icrai hareketin, yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla reddine; ancak; TCK’nın 25/2. maddesi bir zorunluluk durumunda, kişinin, kendisinin veya başkasının sahip olduğu bir hakka yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak amacıyla yaptığı davranışlar ile ilgili ceza sorumluluğunun bulunmadığını belirtmekte ise de, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak organ veya doku satın alan hasta ve organ veya doku satın alınması eylemine bilerek katılan hasta yakınları yönünden anılan madde fıkrasının uygulanmasında özenli davranılmalıdır. Anılan suçta korunan değerin kişilerin yaşam hakkı ile beden bütünlüğü olduğu ve Organ ve Doku Nakli Kanununu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir. Organ ve doku ticareti suçunda zorunluluk halinden bahsedilmesi, anılan suçla mücadelenin zayıflamasına yol açabileceği gibi organ hastası kişiler ve yakınları açısından, suçun işlenmesine teşvik edici etki yapabileceği dikkate alınmalı ayrıca tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2023 tarih, 2018/543 esas, 2023/606 sayılı kararı da gözetilerek sanığın atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; e) Sanık ...’ın evrakta sahtecilik suçundan beraatine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, TCK'nın 204/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem sanıkların 26.12.2014 tarihli hakim karşısındaki beyanları olup, anılan tarihlerden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, f) Sanık ...’a yönelik mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz taleblerinin incelemesinde; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...’ın 05.12.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 3-Sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın organ ve doku ticareti suçundan mahkumiyetlerine, sanıklar ..., ... ve ... ‘ın evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine, sanıklar ..., ..., ... ve Memet Ölmez’in organ ve doku ticareti ile sahte evrak suçlarından beraatlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hastane evrakları, iletişimin dinlenmesi, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanık ...’ın böbrek hastası olduğu, tanıştığı sanıklar ... ve ... vasıtasıyla organ vericisi olmayı kabul eden ... ile tanışdığı ve nakil konusunda bir anlaşmaya vardıkları, sanık ...’ın düzenlediği nüfus cüzdanı ile organ naklinin 22.04.2013 tarihinde gerçekleştiği ve böbrek hastasının kardeşi olan sanık ...’ın nüfus cüzdanını kullandırmak, sanık ... ve böbrek hastasının kayınpederi olan sanık ...’in ise anılan eylem içinde bilerek ve isteyerek yer aldığı anlaşılmakla, a)..., ..., ... ve ...’ın organ ve doku ticareti suçundan mahkumiyetlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde gelince; Hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanık ...’ın, anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan nüfus cüzdanının sahte olarak tanzim edilmesi şeklindeki icrai hareketin, yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile sanık ... hakkında eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, somut delillerin dosyada mevcut olmadığına ilişkin temyiz istemlerinin reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, b) ..., ... ve ... hakkında evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz taleplerinin incelemesinde; Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun, TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 15.04.2015 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, c) Sanık ... , ... ve Mehmet Ölmez’in organ ticareti suçundan beraatine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği yönelik temyiz itirazının, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanıkların, anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan ve yukarıda izah edilen icrai hareketlerinin yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla reddine; ancak; TCK’nın 25/2. maddesi bir zorunluluk durumunda, kişinin, kendisinin veya başkasının sahip olduğu bir hakka yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak amacıyla yaptığı davranışlar ile ilgili ceza sorumluluğunun bulunmadığını belirtmekte ise de, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak organ veya doku satın alan hasta ve organ veya doku satın alınması eylemine bilerek katılan hasta yakınları yönünden anılan madde fıkrasının uygulanmasında özenli davranılmalıdır. Anılan suçta korunan değerin kişilerin yaşam hakkı ile beden bütünlüğü olduğu ve Organ ve Doku Nakli Kanununu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir. Organ ve doku ticareti suçunda zorunluluk halinden bahsedilmesi, anılan suçla mücadelenin zayıflamasına yol açabileceği gibi organ hastası kişiler ve yakınları açısından, suçun işlenmesine teşvik edici etki yapabileceği dikkate alınmalı ayrıca tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2023 tarih, 2018/543 esas, 2023/606 sayılı kararı da gözetilerek sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; d) Sanıklar ..., ... ve ...’ın evrakta sahtecilik suçundan beraatlerine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, TCK'nın 204/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem sanıkların 30.01.2014 tarihli hakim karşısındaki beyanları olup, anılan tarihlerden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, e) Sanık ...’a yönelik mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz taleblerinin incelemesinde; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...’ın 18.02.2020 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 4- Sanıklar ..., ... ve ...’ın organ ve doku ticareti ve evrakta sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine, sanıklar ... ve ...’ın organ ve doku ticareti ile evrakta sahtecilik suçlarından beraatlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2014 tarih 2013/252 esas, 2014/1144 sayılı kararı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından, dava dışı böbrek hastası Bahattin Saldız’ın dava dışı verici Abdurrahim Özkapı ile sanıklar ... ve ... aracılığı ile tanışarak böbrek nakli konusunda anlaşmaya vardıkları ancak naklin gerçekleşmediği olayda, alıcının yeğeni olan sanık ... ve eşi Nuran’ın organ alıcısının yanında hareket ederek anılan eyleme katıldıklarının anlaşılması karşısında, a) Sanıklar ..., ... ve ...’ın organ ve doku ticareti suçlarından mahkumiyetlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanık ...’ın, anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan nüfus cüzdanının sahte olarak tanzim edilmesi şeklindeki icrai hareketin, yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile sanık ... hakkında eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, organ naklinin gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz isteminin, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla reddine, sanıklar müdafilerinin, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, somut delillerin dosyada mevcut olmadığına ilişkin temyiz istemlerinin reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, b) ..., ... ve ... hakkında evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz taleplerinin incelemesinde; Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun, TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 15.04.2015 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, c) Sanık ... ve ...’ın organ ticareti suçundan beraatlerine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, organ naklinin gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz isteminin, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı ve sanıklar hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği yönelik temyiz itirazının, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanıkların anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan ve yukarıda izah edilen icrai hareketlerinin, yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla reddine; ancak; TCK’nın 25/2. maddesi bir zorunluluk durumunda, kişinin, kendisinin veya başkasının sahip olduğu bir hakka yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak amacıyla yaptığı davranışlar ile ilgili ceza sorumluluğunun bulunmadığını belirtmekte ise de, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak organ veya doku satın alan hasta ve organ veya doku satın alınması eylemine bilerek katılan hasta yakınları yönünden anılan madde fıkrasının uygulanmasında özenli davranılmalıdır. Anılan suçta korunan değerin kişilerin yaşam hakkı ile beden bütünlüğü olduğu ve Organ ve Doku Nakli Kanununu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir. Organ ve doku ticareti suçunda zorunluluk halinden bahsedilmesi, anılan suçla mücadelenin zayıflamasına yol açabileceği gibi organ hastası kişiler ve yakınları açısından, suçun işlenmesine teşvik edici etki yapabileceği dikkate alınmalı ayrıca tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2023 tarih, 2018/543 esas, 2023/606 sayılı kararı da gözetilerek sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; d) Sanık ...’ın evrakta sahtecilik suçundan beraatine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, TCK'nın 204/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem sanığın 06.03.2014 tarihli hakim karşısındaki beyanları olup, anılan tarihlerden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, 5-Sanıklar ..., ..., ... ‘ın organ ticareti ve evrakta sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine, sanıklar ..., ... ve ... ‘ün organ ve doku ticareti ile evrakta sahtecilik suçlarından beraatlerine ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde ise; Hastane evrakları, iletişimin dinlenmesi, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından, börek hastası ...’ün, ... ve ... aracılığıyla tanışdığı sanık ...’den, böbrek nakil edilmesine ilişkin anlaşmaya vardıkları ancak nakil işleminin gerçekleşmediği olayda, sanık ...’ın, naklin gerçekleşebilmesi için nüfus cüzdanı üzerinde oynama yapmak suretiyle sanıklar ... ve ...’ın ise böbrek hastası sanığa kanuna aykırı olacak şekilde organ nakil edilmesi eylemine bilerek katılmaları karşısında; a) Sanıklar ..., ... ve ...’ın organ ve doku ticareti suçlarından mahkumiyetlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanık ...’ın, anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan nüfus cüzdanının sahte olarak tanzim edilmesi şeklindeki icrai hareketin, yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile sanık ... hakkında eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının, organ naklinin gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz isteminin, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla reddine, sanıklar müdafilerinin, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, somut delillerin dosyada mevcut olmadığına ilişkin temyiz istemlerinin reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, b) ..., ... ve ... hakkında evrakta sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz taleplerinin incelemesinde; Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun, TCK'nın 204/1. maddesinde düzenlenen cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, 15.04.2015 olan karar tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, c) Sanıklar ..., ..., ...’ün evrakta sahtecilik suçundan beraatlerine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, TCK'nın 204/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem sanıkların 06.03.2014 -24.03.2015 tarihli hakim karşısındaki beyanları olup, anılan tarihlerden itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE, d) Sanık ..., ... ve ...’ün organ ticareti suçundan beraatlerine yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, organ naklinin gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz isteminin, burada önemli olan hususun organ veya dokunun para veya sair bir maddi menfaat karşılığında tedavüle tabi tutulması olup suçun oluşması için ödemenin ne zaman yapıldığının ya da yapılıp yapılmadığının öneminin olmaması hatta organ veya dokunun alınmasına dahi gerek bulunmaması karşısında, somut olayda yasa maddesinde öngörülen suçun tamamlandığı anlaşılmakla ve sanıklar hakkında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiği yönelik temyiz itirazının, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak, organ naklinin gerçekleşmesi veya nakil konusunda anlaşmaya varılması eylemi üzerinde birden fazla kişinin etkisinin olması, her biri kişi için TCK’nın 37. maddesinde belirtilen fail sıfatının sorumluluğunu getireceği, sanıkların anılan eylemin gerçekleşmesinin bir parçası olan ve yukarıda izah edilen icrai hareketlerinin yardım etme başlığı altında düzenlenen TCK’nın 39. maddesi kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla reddine; ancak; TCK’nın 25/2. maddesi bir zorunluluk durumunda, kişinin, kendisinin veya başkasının sahip olduğu bir hakka yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak amacıyla yaptığı davranışlar ile ilgili ceza sorumluluğunun bulunmadığını belirtmekte ise de, hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı olarak organ veya doku satın alan hasta ve organ veya doku satın alınması eylemine bilerek katılan hasta yakınları yönünden anılan madde fıkrasının uygulanmasında özenli davranılmalıdır. Anılan suçta korunan değerin kişilerin yaşam hakkı ile beden bütünlüğü olduğu ve Organ ve Doku Nakli Kanununu’nun 3. maddesindeki yasaklama hükmü gözetilmelidir. Organ ve doku ticareti suçunda zorunluluk halinden bahsedilmesi, anılan suçla mücadelenin zayıflamasına yol açabileceği gibi organ hastası kişiler ve yakınları açısından, suçun işlenmesine teşvik edici etki yapabileceği dikkate alınmalı ayrıca tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasındaki orantıdan da söz edebilme imkanının bulunmaması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2023 tarih, 2018/543 esas, 2023/606 sayılı kararı da gözetilerek sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 20.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7857, K. 2023/5805, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-7857-e-2023-5805-k-355c79793d1d