Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7819 E. 2025/3314 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7819
- Karar No
- 2025/3314
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2790 E., 2019/1726 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına, sanığın kusur durumunun hatalı değerlendirildiğine ve zarar giderimi konusunda yanlış değerlendirme yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; kamyon şoförü olan sanığın öncesinde ölen ...'yı tanıdığı, suç tarihinden bir gün önce öleni arayarak, ... isimli bir şoför arkadaşının maddi olarak sıkıştığını ve silah satmak istediğini söylediği, ölenin de silahı görmek istediğini söylemesi üzerine suç tarihinde sanığın bahse konu tabancayı ölene ait ... Oto Tamirhanesi isimli iş yerine götürdüğü, iş yerinde ölen ile ölenin oğlu olan ...'den başka kimsenin bulunmadığı, sanık ve ölenin sobanın kenarına yanyana oturdukları, çay içerken ölenin silahı incelemek istediği, sanığın, silahın şoför arkadaşı ... tarafından doldurulduğunu, bu nedenle dikkatli olması gerektiğini ölene söylediği, ölenin kendisine ''korkma ne korkuyorsun'' dediği ve silahı inceledikten sonra kontrol etmesi için sanığa verdiği, sanığın da silahtan anlamadığını söylemesi üzerine ölenin silahı geri istediği, sanığın silahı ölene uzattığı esnada silahın birden patladığı ve ölenin yere yığıldığı, bu sırada çay koymak için giden ölenin oğlu ...'in yanlarına geldiği, sanığın yerdeki silahı alarak tekrar yere çarptığı,daha sonra sanık ve Sadettin'in öleni hastaneye götürdükleri ancak ölenin kurtarılamadığının anlaşıldığı olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetli bulunmuşsa da, tam kusurlu sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan bir miktar daha uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi ile sanığın içerisinde mermi bulunan ve ölen tarafından doldur boşalt yapılarak namlusuna mermi sürülü halde bulunan tabancanın namlusunu başka yöne dönük vaziyette iken ölene vermek yerine, namlunun yönü ölene doğru olacak şekilde uzattığı sırada tabancanın kazaen de olsa patlayabileceğini ve ölüme sebep olabileceğini öngörebilecek bir durumda olmasına rağmen eylemine devam etmesi sebebiyle olayda bilinçli taksir halinin bulunduğu hususunun gözetilmemesini yerinde görmeyerek, duruşma açılarak yapılan yargılamada, tam kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında, bilinçli taksir hükümleri uygulanarak, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Oluş ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın içerisinde mermi bulunan ve ölen tarafından doldur boşalt yapılarak namlusuna mermi sürülü halde bulunan tabancanın kazaen patlayabileceğini ve ölüme sebep olabileceğini öngörebilecek durumda olmasına rağmen, gerekli önlemleri alarak ve namlusunu başka yöne dönük vaziyette iken ölene vermek yerine, horozu kurulu ve emniyeti açık vaziyette bulunan silahı namlunun yönü ölene doğru olacak şekilde uzattığı sırada silahın elinde patladığı ve merminin ölene isabet ederek ölümüne sebep olduğu, böylelikle sanığın eyleminin bilinçli taksir kapsamında olduğu anlaşılmakla, tebliğnamenin bozma öneren görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.