Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7144 E. 2023/5531 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7144
- Karar No
- 2023/5531
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1523 E., 2019/2098 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 05.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'un silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/330 Esas 2018/78 K. sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, soruşturma aşamasında 24/10/2017 - 26/10/2017 tarihlerinde gözaltında kaldığı, 26/10/2017 tarihinde tutuklandığı, 28/12/2017 tarihinde tahliye edildiği, ceza yargılamasında kendisini vekille temsil ettirdiği anlatımı ile haksız olarak gözaltında kaldığı süre için 250,000,00 TL manevi, 30,000,00 TL maddi tazminatın davalı ... ve Hazine Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 22.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/274 Esas, 2019/68 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1523 Esas, 2019/2098 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,
2.Yurt dışı uçak biletinin ödenmesi gerektiğine,
3.Brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğine,
4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacının yargılandığı Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/330 E. 2018/78 K. sayılı dava dosyası getirtilerek incelenmiş, yapılan incelemede; davacı hakkında silahlı FETÖ terör örgütü üyesi olma suçundan soruşturma yapıldığı, soruşturma sırasında 24/10/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 26/10/2017 tarihinde Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/10/2017 tarih 2017/582 D.iş sayılı kararı ile tutuklandığı, daha sonra hakkında silahlı FETÖ terör örgütü üyesi olma suçundan dava açıldığı, Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince 28/12/2017 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/03/2018 tarih 2017/330 E. 2018/78 K. sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 09/03/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı ve vekiline tebliğ edilmediği tespit edilmiştir. Yapılan ön inceleme sonucunda dava dilekçesinin yasal koşulları taşıdığı, davanın yasal süresi içinde açıldığı kabul edilmiş, davacının Denizli'de ikamet ettiğinden CMK'nın 141 maddesi gereğince davaya bakmaya Mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
UYAP kayıtlarında ve davalı İdarenin cevabi yazısından, aynı konuda açılmış başkaca tazminat davası bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmıştır.
Davacının gözaltı ve tutuklama nedeniyle maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Davacının 24/10/2017 - 28/12/2017 tarihleri arasında 96 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği,davacının CMK'nın 144. maddesi kapsamında tazminat isteyemeyecek kişiler kapsamında olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı tarihte günlük net asgari ücretin 46,80 TL olduğu, davacının 65 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kaldığı anlaşıldığından (46,80x65) 3.042- TL maddi kaybının olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde faiz talebini, gözaltı tarihi olan 24/10/2017 günü belirtmesi nedeniyle o tarihinden itibaren maddi tazminat yönünden faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.042,00 TL maddi tazminatın talep de dikkate alınarak gözaltı tarihi olan 24/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine ve Maliye Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının gözaltı ve tutuklama nedeniyle manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı hakkında soruşturma aşamasında 24/10/2017 - 26/10/2017 tarihlerinde gözaltına alındığı, 26/10/2017 tarihinde Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/10/2017 tarih 2017/582 D.iş sayılı kararı ile tutuklandığı, daha sonra hakkında silahlı FETÖ terör örgütü üyesi olma suçundan dava açıldığı, Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesince 28/12/2017 tarihinde tahliye edildiği, yargılama sonunda beraat kararı verildiği, kararın kesinleştiği, davacının toplam 65 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, davacının CMK'nın 144. maddesi kapsamında tazminat isteyemeyecek kişiler kapsamında olmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebinin sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alındığında, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tazminat talebinin 3.500,00 TL'lık kısmının kabulü ile talep de dikkate alınarak gözaltı tarihi 24/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazine ve Maliye Bakanlığından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Manevi tazminatın 6.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/330 Esas, 2018/78 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 24.10.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 65 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 02.03.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden: 1.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yurt dışı uçak biletinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının talep etmiş olduğu maddi zararlarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davacı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/1523 Esas, 2019/2098 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.