Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10368 E. 2023/5371 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10368
Karar No
2023/5371
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5056 E., 2020/1331 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli kararın ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 14.07.2020 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 20.07.2020 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 27.12.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 27.10.2017-13.11.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 30.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 15.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca davacının kendi kusurlu ve ihmali hareketleri sonucu tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

3. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2019 tarihli ve 2019/71 Esas, 2019/369 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/5056 Esas, 2020/1331 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2021 tarih, 2020/78486 sayılı tebliğnamesi ile davalının temyiz isteminin miktar bakımından kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle reddine, davacının temyiz istemi bakımından ise hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının ceza davasında ödediği avukatlık ücretinin de maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, hükmedilen maddi manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi; şartları oluşmamasına rağmen tazminata hükmedildiğine ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Mahkeme gerekçesinde "davacının 27/10/2017 tarihinde 6 gün gözaltında kaldığı, Gümüşhane Sulh Ceza Hakimliğince 02/11/2017 tarihinde tutuklandığı 13/11/2017 tarihinde serbest bırakıldığı, Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/331 Esas sayılı dosyasında yargılandığı ve yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın 28/09/2018 tarihinde istinaf kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacının işlediği sabit olmayan suçtan ötürü gözaltında kaldığı, bu durumun psikolojik olarak etkilenmesine sebebiyet vermesinin manevi ızdırap çekmesinin gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre dikkate alındığında doğal olduğu, bu durumun kişiyi etkileyeceği objektif bir kriter olmamakla birlikte davacının ekonomik ve sosyal durumu, atılı suçun niteliği, zararına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ile talebe uygun olarak tutuklandığı tarihten itibaren faiz işletileceği de dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafet kurallarına uygun olarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile mahkememizce uygun görülen 1,500,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile mahkememizce uygun görülen bilirkişi raporuna istinaden 795,60 TL maddi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle bu dosyada sanık sıfatıyla bulunan davacı bakımından sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmolunacağı, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında, bu bedelin maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek davacının vekalet ücretinin tazminat miktarına dahil edilmesi yönündeki talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/331-2018/208 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 27.10.2017-13.11.2017 tarihleri arasında 17 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 28.09.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Tebliğname yönünden; 1. Gerekçeli kararın ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, davalı vekiline 114.07.2020 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 20.07.2020 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz talebinin kesinlik sınırının altında olduğundan bahisle reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki (I) numaralı görüşe, iştirak edilmemiştir.

2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarı davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltında ve tutuklu kaldığı süreye göre makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki manevi tazminat yetersiz olduğuna ilişkin (II) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Davacının tutuklu kaldığı suçtan yapılan yargılama neticesinde beraat ettiği, davanın süresinde açıldığı, mükerrer dava bulunmadığı, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

C.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 1.Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.

Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/5056 Esas, 2020/1331 Karar sayılı kararında davacı ve davalı vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10368, K. 2023/5371, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10368-e-2023-5371-k-ca2cb6855359