Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7117 E. 2023/5708 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7117
- Karar No
- 2023/5708
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1760 E., 2019/2451 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 02.11.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan ...'in 12/08/2016 tarihinde ''FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma, örgüt adına faaliyette bulunma' suçlarından gözaltına alındığını, müvekkili hakkında 05/09/2016 tarihinde İzmir 7. Sulh Ceza Hakimliğince 2016/324 sorgu sayılı kararı ile adli kontrol kararı verildiğini, müvekkili hakkında İzmir C.Başsavcılığının 2017/73715 soruşturma, 2017/32120 karar 12/07/2017 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, söz konusu bu kararın 11/08/2017 tarihinde kesinleştiğini ve kendilerine 06/10/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin bu haksız ve hukuka aykırı gözaltına alınması sebebiyle mağdur olduğunu belirterek müvekkili için 30.842,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 20.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/444 Esas, 2018/161 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/1760 Esas, 2019/2451 Karar sayılı kararı ile ilk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; 1. Davacının ikamet değişikliği sebebiyle uğradığı zararların, eksik maaş alması sebebiyle çektiği kredinin, sınava katılamaması sebebiyle kayıt yenileme ücretinin, ailesinin yol ve konaklama giderlerinin ödenmesi gerektiğine, 2. Davacının telefonuna el konulduğu ve yeni telefon alması sebebiyle uğranılan zararın ödenmesi gerektiğine, 3. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, İlişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12/08/2016 tarihinde gözaltına alındığı 05/09/2016 tarihinde serbest kaldığı, İzmir C.Başsavcılığının 12/07/2017 tarih 2017/73715 soruşturma 2017/32120 karar sayılı kararı ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetildiğinde davacının gözaltında alındığı tespit edilmiştir. Davacının maddi kazanç kaybı bulunmadığı, zira kamu personeli olan davacıya gözaltında olduğu süreçte maaşının (bilahare eksiğiyle birlikte) tam olarak ödendiği, Yargıtay 12. CD’nin 15.05.2017 tarih, 2016/851-2017/3949 yine,11.09.2017 tarih, 2016/2634-2017/6111 E-K sayılı kararlarında yazılı olduğu üzere, cezaevinde kalınan süreçte yapılan, yine kendisi içeride iken ailelerinin yargılama sürecinde yaptığı yol, konaklama, yemek ve sair harcamaların kazanç kaybı olarak görülmeyeceği, dolayısıyla, bu tip harcamalara benzerliği itibarıyla davacının dilekçesinde belirttiği harcamaların maddi kazanç kaybı içerisinde telakki edilmediğinden davacının maddi tazminet isteminin reddi gerektiği; manevi tazminat talebine gelince, davacının haksız gözaltı nedeniyle çektiği elem ve ıstırap nedeniyle kendisine sosyal statüsü, ekonomik durumu ile hak ve nesafet ölçüsü birlikte gözetilerek beher gün için takdiren 100,00 TL esas almak üzere, toplamda 2.500,00 TL manevi tazminatın 12/08/2016 tarihinden geçerli yasal faizi birlikte ödenmesi fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin esasını oluşturan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/73715 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 12.08.2016 - 05.09.2016 tarihleri arasında 24 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 12.07.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 09.08.2017 kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Davacının ikamet değişikliği sebebiyle uğradığı zararların, eksik maaş alması sebebiyle çektiği kredinin, sınava katılamaması sebebiyle kayıt yenileme ücretinin, ailesinin yol ve konaklama giderlerinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre ikamet değişikliği sebebiyle uğradığı zararlar, eksik maaş alması sebebiyle çektiği kredi, sınava katılamaması sebebiyle kayıt yenileme ücreti, yol ve konaklama gibi masraflar koruma tedbirleri nedeniyle talep edilebilecek maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2. Davacının telefonuna el konulduğu ve yeni telefon alması sebebiyle uğranılan zararın ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacı vekili aracılığıyla vermiş olduğu dava dilekçesinde, maddi tazminata ilişkin olarak soruşturma aşamasında el konulan telefonu kullanamaması nedeniyle yeni telefon aldığını belirterek bu telefon ücretlerini talep etmiş ise de, soruşturma sonunda söz konusu telefonun davacıya iade edilmesine karar verildiği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir. 3. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/1760 Esas, 2019/2451 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.