Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6971 E. 2024/6924 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6971
Karar No
2024/6924
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2865 E 2018/2217 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteklerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2,51/1-3-7-8 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; Suç kastının olmadığına, suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğine, suça konu yeri 1989 yılından beri aynı amaçla kullandığını ancak kendisine herhangi bir uyarı gelmediğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince, sanık savunmaları, müze müdürlüğü tarafından düzenlenen rapor, Fethiye Kaymakamlığı Müze Müdürlüğünün 02.06.2017 tarihli yazı cevabı, diğer yazı cevapları, keşif zaptı, bilirkişi raporları, keşif sırasında dinlenen tutanak tanıkları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca yargılanıp cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de; sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verebilmek için suça konu taşınmazın bulunduğu yerin doğal, kentsel veya arkeolojik sit alanları içerisinde yer alması gerektiği, sanığın eylemi nedeni ile tescil edilen sit alanlarının ve korunması gerekli taşınmaz, kültür ve tabiat varlıkları ile koruma alanlarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına, veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kastın sebebiyet vermek gerektiği, ancak arkeolog bilirkişisinin raporuna göre sanığın eylemi nedeni ile sit alanının zarar görmediğinin anlaşıldığı, ayrıca sanığın suça konu taşınmazı Bakanlığa tahsisten önce ekip biçtiği, Bakanlığa tahsis kararının ilan edilmediği, bu suretle yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; 30.11.2016 tarihli Muğla Müze Müdürlüğünde görevli arkeologlar tarafından yapılan tespitte İzmir 2 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararı ile I. derecede arkeolojik sit alanı olarak belirlenen Tlos Antik Kent sınırları içerisinde kalan 405 ada, 16 parsel sayılı taşınmazda traktör ile sürüm yapılarak tarıma hazırlandığı, sürüm sonrası yüzeyde pek çok seramik parçasının bulunduğu hususunun tespit edildiği, sanık alınan savunmasında taşınmazın devlete ait taşınmaz olduğunu bildiğini, para ile kiraladığını, 2017 yılı başında araziye hayvanlarına yem temin etmek amacıyla arpa ektiğini, mal müdürlüğünden gelen elemanların hakkında idari para cezası uygulaması yaptıklarını, cezayı da mal müdürlüğüne ödediğini beyan ettiği, yerel mahkemece keşif ve bilirkişi uygulamasının yapıldığı, arkeolog bilirkişinin taşınmaz üzerinde tarım ürününe rastlanmadığı, arazinin boş olduğu, fiziki ve inşai müdahalenin görülmediği ve zarar da verilmediğine ilişkin rapor düzenlediği, yerel mahkemenin söz konusu rapora itibar ederek sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle CMK'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, verilen beraat kararının davaya katılan idare vekili tarafından istinaf edildiği, kararın eksik inceleme sonucu verildiği anlaşılmakla duruşma açılarak yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, sanığın İzmir 2.nolu Bölge Kurul Kararı ile I. derecede arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alınan Tlos Antik Kent sınırları içerisinde bulunan hazine arazisi üzerinde herhangi bir izin almaksızın olay tarihinde, taşınmazı traktör ile sürmek sureti ile arpa ekim işlemini yaptığı, gerek sanığın ikrarı ve gerekse müze müdürlüğünde görevli arkeologlar tarafından tutulan tutanak içeriği ile sabit olduğu, yine gerek taşınmazın yüzeysel görüntülerini içeren fotoğraflar ve gerekse açılan duruşma sonucu arkeolog bilirkişi raporlarına göre; taşınmaz üzerinde parçalanmış seramiklerin tespit edilmiş olmasına göre bunlardaki zararın traktör ile sürüm sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle sanığın hakkı olmadığını bildiği ve usulüne uygun ecrimisil ödeyerek hazineden kiralamasının da söz konusu olmadığı, araziyi sürerek arpa ekmek eyleminin I. derecede arkeolojik sit alanına zarar verecek şekilde fiziki müdahale kapsamında bulunduğu, Yerel mahkemece yapılan keşif incelemesi sonucu arkeolog bilirkişinin dosya içerisindeki tespitlere uygun olmayan, hukuki değerden yoksun bilirkişi raporunu esas alarak sanığın hakkında beraat kararı vermiş olmasının hukuka aykırılık yarattığı, yeniden yapılan duruşma, yaptırılan keşif ve bilirkişi raporlarına göre I. derecede arkeolojik sit alanının zarar görmüş olması nedeni ile sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşıldığından yerel mahkemenin sanık hakkındaki beraat kararının kaldırılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6971, K. 2024/6924, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6971-e-2024-6924-k-43d2cbfb7bc2