Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6668 E. 2025/6214 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6668
- Karar No
- 2025/6214
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4301 E., 2019/189 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 58/6-7, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya uygun olmadığına, sanığın kusurlu olmadığına, eksik inceleme yapıldığına, ceza miktarına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.11.2016 günü saat 17:00 sıralarında gündüz vakti, meskun mahal dışında, sanık sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki minibüs ile .. yönünden Meydan yönüne iki yönlü iniş eğimli ve sola tehlikeli virajlı asfalt kaplama karayolunda seyir halinde iken hızını düşürmeden seyrine göre sağındaki tali sathi kaplama köy yoluna girmesi, seyrine göre sol tarafına yoldan çıkması, yol ayrımından 40 metre sonra takla atarak dereye devrilmesi şeklinde meydana gelen olay neticesinde araçta yolcu olan iki kişinin öldüğü, üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, on kişinin nitelikli şekilde yaralandıkları, aracın fren mekanizmasında bir arızasının bulunup bulunmadığına ilişkin teknik bilirkişi olarak motor ustasının düzenlediği 14/11/2016 havale tarihli raporda " ayak freninde (balata ve disklerde) ortalama %20-%30 oranında, disklerde %70-%80 arasında sorun olduğunun" bildirildiği, mahallinde yapılan keşif neticesi alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kazanın Meydan beldesi istikametine 19500 metre mesafede Karabudak Köy yol ayrımında meydana geldiği, 19500 metrelik bu yol boyunca tehlikeli ve devamlı virajların bulunduğu, yolun çoğunlukla iniş eğimli olduğu, kaza mahalline 300 metre mesafede yine önce sağa sonra sola devamlı virajların bulunduğu bu 300 metrelik kesimin iniş eğimli olduğu, güzergah üzerinde kavşağa 25 metre mesafede sola viraj, 50 metre mesafede sola viraj ve anayol tali yol kavşak levhalarının bulunduğu, köy yolunun stabilize (Toprak satıh) olduğu, kavşak girişinden sonra sağa tehlikeli viraj olduğu, yolun sol tarafında Akarsu bulunduğu ve yolun Akarsuya paralel devam ettiği, yol ile akarsu arasında 25 metrelik eğimli bir alan bulunduğu, yolun gidiş ve gelişli iki yönlü köy yolu olduğu ancak yolun solundaki Akarsu ve yolun sağındaki Tepelik - Dağlık alan nedeniyle yer yer daralan ve genişleyen noktaların bulunduğu, kazadan önce araçta bulunan mağdurlardan ...'ün aracın yüküne karşılık çok hızlı seyir halinde olması sebebiyle sanığı uyardığı, diğer mağdurların da ifadelerinde çoğunlukta sanığın hızlı gittiğinin ve hız kesmeden viraja girdiğinin belirtildiği, sanık sürücünün idaresindeki minibüsü ile yolun geometrik özelliklerini zemin durumunu, yolcu ve yük durumunu dikkate alıp hızını azaltarak kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip virajlı ve eğimli yol bölümünde süratli bir şekilde seyredip sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışı kaldığı, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde araç kullanarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin raporu esas alınarak mahkemece sabit kabul edildiği, Sanık soruşturma aşamasında " Karabudak köyü yol ayrımına döneceğim sırada hızımı yavaşlatıp vites düşürmek için frene basmaya çalıştım, fakat frenin tutmadığını, yol kenarındaki mucurların beni sürüklediğini fark ettim, arabamın kontrolünü kaybettim, " ifadesi ile kovuşturma aşamasında ise "önümde bir çukur vardı, mayın olabileceğini düşündüm ve hızlandım, frenim tutmadı, daha sonra kaza olayı meydana geldi, " ifadesi ile savunmada bulunmuş ise de, soruşturma aşamasında temin edilen bilirkişi raporu ile aracın ayak freni ve disklerindeki yetersizliğin tespit edildiği, standartlara uygun olmayan halde aracın kullanılmasının taksire dayalı sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı gibi fiilin neticesinin failce fiilen öngörülmüş ve fakat istenmemiş olması hali ile bilinçli taksiri oluşturduğu yanısıra sanığın hızının yol ve aracın yük şartlarına uygun olmaması sebebiyle araçta bulunan mağdur ... tarafından uyarılmasına rağmen hızını azaltmadan viraja girmesi ile meydana gelen kazada fiilin neticesinin failce fiilen öngörülmüş ve fakat istenmemiş olması hali ile bilinçli taksir koşullarının oluştuğu, TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca yaralanma etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilecek ölçüde olup şikayetleri bulunmayan üç kişi hariç olmak üzere kazada yaralanan mağdurlarda tespit edilen yaralanmaların boyutu esas alınarak sanığın takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanık hakkında 8 yıl 6 ay hapis olarak belirlenen temel cezadan TCK'nın 22/3. maddesi gereğince 1/3 oranında arttırım yapılması sonucu 11 yıl 4 ay hapis cezası yerine 10 yıl 16 ay hapis cezası tayin edilmiş ise de, TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucu belirlenen ceza miktarında, hesap hatası bulunmadığı ve sonuç ceza doğru belirlendiğinden bu husus sonuca etkili görülmemekle bozma nedeni yapılmamıştır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, olay anındaki hızın azami hız sınırının bir katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, dosya içerisinde sanığın hız sınırını bir katından fazla aştığına ilişkin bir tespitin yer almadığı ancak sanığın teknik standartlara uygun olmayan araçla seyir etmesi nedeniyle bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılan olayda, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.