Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6654 E. 2023/5735 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6654
Karar No
2023/5735
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/183 E. 2019/801 K. HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 05.06.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; " Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçundan 18.07.2016 tarihinde göz altına alındığını, 21.07.2013 tarihinde tutuklandığını, tutukluluğa itiraz dilekçelerinin hukuka aykırı reddedildiğini, tüm mal varlığına hukuka aykırı tedbir konulduğunu, tedbir kararının daha sonra kaldırıldığını ancak ilgili işlemlerin halen yapılmadığını, iki ayrı suçtan tutuklanmasına rağmen tutukluluğun devamına ilişkin verilen kararların sadece örgüt üyeliğine ilişkin olduğunu, hakkında verilen tüm kararlara itiraz etmesine rağmen itiraz üzerine verilen kararların ve 06.01.2017 tarihli tutukluluğun devamına ilişkin kararın kendisine tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığını, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçundan 06.06.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek bu suçtan resen tahliyesine karar verildiğini, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise dava açıldığını belirterek, hakkında uygulanan hukuka aykırılıklar nedeniyle 15.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi tazminatın göz altına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir. 2. Davalı vekili 05.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın süreden ve husumetten reddini, aksi takdirde tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle davanın esastan reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/189 Esas 2018/299 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2019/183 Esas 2019/801 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2021 tarihli, davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz istemi; birden fazla suçtan tutukluluk halinde infaz edilen suçtan beraat ya da takipsizlik kararı verilmesi halinde tazminat isteme koşullarının oluşacağını, hakkında her iki suçtan tutuklama kararı verildiğini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçuna ilişkin verilen tutuklama kararının 06.06.2017 tarihine kadar infaz edildiğini, hakkında bu suçtan takipsizlik kararı verilerek tahliye edilmesi üzerine, 06.06.2017 tarihinden sonra silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin infazına karar verildiğini, örgüt üyeliği suçuna ilişkin verilen cezanın kesinleşmesi halinde infaz gören tutuklamanın mahsup edilecek olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahsubun yapılmış olmasının tazminat istemeye engel olmadığını , davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında soruşturmanın Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütü FETÖ/PDY'ye üye olma suçlarından yapıldığı, davacının 18.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı ve 21.07.2016 tarihinde Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/310 Sorgu numaralı kararı ile Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçlarından tutuklanmasına dair karar verildiği, davacının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/29745 soruşturma numaralı dosyasında 06.06.2017 tarihinde sadece Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan CMK'nın 103/2. Maddesi uyarınca tahliye kararı verildiği, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan tutukluluk halinin soruşturma aşamasında devam ettiği, hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2017 tarih, 2017/29745 soruşturma, 2017/17033 Esas sayılı iddianame numarası ile kamu davası açıldığı, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/56 Esas, 2018/61 Karar numaralı dosyasında davacının mahkumiyetine karar verildiği ve henüz kararın kesinleşmediği, koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılabilmesi için CMK'nın 141/1-e maddesi uyarınca davacının yargılandığı tüm suçlardan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya beraat etmesi ve bu karar veya hükümlerin kesinleşmesi gerektiği, davacı hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçu ve silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'ye üye olma suçu olmak üzere iki ayrı suçtan soruşturma yapıldığı, sadece Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan ek KYOK verildiği, diğer suç olan silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan ise yargılamasının yapılarak mahkumiyetine karar verildiği, bu halde davacı hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan tüm suçlardan KYOK veya beraat hükmünün verilmesi ve bu kararların kesinleşmesinin dava şartı olarak düzenlendiği, dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin zorunlu olduğunun belirtildiği anlaşıldığından; davacı ... hakkında her ne kadar Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2017 tarih, 2017/29745 soruşturma numaralı dosyasında ek KYOK kararı verilmiş ise de soruşturmaya diğer suç tönünden devam edilerek silahlı terör örgütü olan FETÖ/PDY'ye üye olmak suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, davacı hakkında verilmiş bir beraat kararının bulunmadığı, mahkumiyet kararının kesinleşmesi halinde TCK'nın 63. Maddesi uyarınca davacının gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerinin verilecek olan mahkumiyet kararından mahsup edilmesinin gerektiği, davacı hakkında verilmiş bir beraat kararı bulunmadığı, kesinleşmiş bir beraat kararı olmadığı için dava şartının gerçekleşmediği anlaşıldığı gerekçesiyle açılan maddi ve manevi tazminat istemli davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Bölge Adliye Mahkemesince; İlk derece mahkemesince davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin koşullarının oluşmayışı nedeniyle reddine dair verdiği kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, ancak; 05.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davalarında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücretinin ödeneceğinin öngörüldüğü, ancak ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak; davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin talep edilen miktar üzerinden nisbi oranda hesaplanması sonucunda ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olması nedeniyle, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen miktara çekilerek hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün 3. maddesindeki "845,00 TL vekalet ücreti" ibaresinin çıkartılarak yerine " 4.360,00 TL vekalet ücreti” ibaresi eklenmek suretiyle, hükmün düzeltilerek, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince verilen düzeltilerek esastan ret kararının maddi tazminata ilişkin kısmı bakımından davacı açısından kesin olduğu belirtilmiş ise de, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olması karşısında, davacı yönünden temyiz kesinlik sınırının reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları toplamı üzerinden değerlendirileceği, reddedilen toplam tazmimat miktarı bakımından ise hükmün davacı açısından kesin olmadığı anlaşılarak hükmün tamamı üzerinde yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında dava tarihinin sehven "05.06.2018" yerine, "13.09.2018" olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Davacının hangi suç veya suçlardan gözaltına alındığının tespiti amacıyla gözaltı alınma evrağının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmeyerek, eksik inceleme ile hüküm kurulması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/29745 sayılı soruşturma dosyası kapsamında; davacının 18.07.2016 gözaltına alındığı, Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.07.2016 tarihli 2016/310 D.İş sayılı kararıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçlarından tutuklanmasına karar verildiği, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin 22.07.2016 tarihinde infazına başlanıldığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2017 ve 2017/29745 soruşturma dosyası yazısı ile re'sen tahliyesine karar verilmesi üzerine 06.06.2017 tarihinde Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçunda ilişkin tutuklama müzekkeresinin infazına başlanıldığı, yürütülen soruştuma sonunda davacı hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçundan 06.06.2017 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2018 tarih 2020/90 E., 2021/378 K. sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği, UYAP'tan yapılan kontrol sonucu Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 05.04.2023 tarih 2022/13924 Esas ve 2023/1894 Karar sayılı kararıyla hükmün bozulduğu, bu suretle hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yukarıda izah edildiği üzere davacının aynı soruşturma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçlarından tutuklandığı, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve açılan davanın henüz derdest olduğu; dolayısıyla tazminat isteme koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, açıklanan nedenle davacının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2019/183 Esas 2019/801 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6654, K. 2023/5735, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6654-e-2023-5735-k-8031903bc835