Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6537 E. 2023/3987 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6537
- Karar No
- 2023/3987
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/682 E., 2019/1080 K. DAVA : Koruma Tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 14.05.2019 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 15.05.2019 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 16.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Anayasal Düzeni Silah Zoruyla Değiştirmeye Teşebbüs Etme ve Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 23/07/2016 tarihinde gözaltına alındığını, 25/07/2016 tarihine kadar gözaltında kaldığını, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/139 Esas no ile açılan kamu davasının 2018/249 sayılı kararıyla müvekkilinin atılı suçtan beraatine karar verildiğini, bu kararın 25/06/2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin Yalvaç İMKB ilköğretim okulunda sınıf öğretmeni olup, gözaltına alındığı tarihte maaşının 3.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini, müvekkilinin eşi de tutuklu bulunduğu için oldukça sıkıntılı ve zor zamanlar yaşadığını, çocuklarının olumsuz etkilendiğini, psikolojilerinin bozulduğunu, ayrıca annesinin olay nedeni ile üzüntüye daha fazla dayanamayarak kalp krizi geçirerek 68 yaşında hayatını kaybettiğini, müvekkilin ailesinin çok yıprandığını, söz konusu dönemde ölüm, keder gibi telafisi mümkün olmayan olaylar yaşandığını, müvekkilinin iki gün gözaltında kaldığını, daha sonra yargılamasına tutuksuz devam edildiğini, 15.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 24.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. 3. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/72 Esas, 2019/4 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4 Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2019/682 Esas, 2019/1080 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarihli, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davacının görevden uzaklaştırılması ve ihraç edilmesi sebebiyle uğranılan maddi zararların ödenmesi gerektiğine, 2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir. B. Davalı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davanın yasal sürede açılmadığına, 2.Davanın reddi gerektiğine, 3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna, 4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacı hakkında verilen beraat kararın 29/06/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, karara karşı itiraz yoluna gidilmediği, 16/08/2018 tarihinde dava dilekçesinin havale edildiği, CMK'nın 142/1. maddesinde belirtilen üç aylık yasal süre içerisinde davanın açıldığı, dava dilekçesi, davalı hazine adına cevap dilekçesi, mahkemece yapılan araştırmalar ve tüm dosya kapsamı ile davacı ...'in "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlaması iddiasıyla 23/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, Yalvaç Sulh Ceza Mahkemesi'nin 25/07/2016 tarih ve 2016/32 sayılı kararı ile serbest bırakıldığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan gelen yazı cevabına göre 22/07/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı ve uzaklaştırma nedeniyle adına prim yatırıldığı, Bakanlar Kurulu'nun 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, 01/09/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/139E. 2018/249 K. numaralı kararıyla beraatine karar verildiği tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde gözaltına alındığı tarihte Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmen olarak görev yaptığını, bu nedenle son maaş bordrosu dikkate alınarak ve meslekten ayrı kaldığı süre boyunca mahrum kaldığı tüm maddi hakların da dikkate alınarak tazminatın hesaplanmasını talep etmişse de, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan gelen 23/11/2018 havale tarihli yazı cevabına göre davacının 22/07/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılmış olduğu ve bu nedenle davacıya 1/2 oranında prim yatırıldığı dolayısıyla davacının ihraç edildiği 01.09.2016 tarihine kadar koruma tedbirleri nedeniyle maddi bir gelir kaybının bulunmadığı, idari bir işlem niteliğinde olan açığa alınma kararı neticesinde maaşının 1/3'lük kısmının ödenmemesinin CMK'nın 141. maddesinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminatın konusu olmadığı anlaşıldığından davada maddi tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı hakkında beraat kararı verilen dosyada, davacının üzerine atılı suçun niteliği, haksız olarak tutuklu kaldığı sürede hürriyetinin kısıtlanması sonucunun doğurduğu tüm sorunlar, tespit edilen sosyo-ekonomik durumu hep birlikte değerlendirildiğinde, hak ve nesafet kuralları uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ancak manevi tazminatın şahsın çektiği elem ve sıkıntıları kısmen de olsa dindirmeyi amaçlayıp zenginleşme sonucunu doğurmaması gerektiği nazara alındığında davacının manevi tazminat konusundaki davasının kısmen kabulü ile gözaltına alındığı 23/07/2016 tarihinden tahliye edildiği 25/07/2016 tarihine kadar olan 3 günlük süreye ilişkin manevi zararlarına karşılık olarak takdiren 500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/139 Esas, 2018/249 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 23.07.2016-25.07.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine 12.06.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.06.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden A.1.Davacının görevden uzaklaştırılması ve ihraç edilmesi sebebiyle uğranılan maddi zararların ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacı vekili her ne kadar davacının görevden uzaklaştırılması ve ihraç edilmesi sebebiyle uğranılan zararı ödenmesini talep etmiş ise de davacı hakkında gözaltına alındığı tarihte görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği, ihraç işleminin ise gözaltı tedbiri bittikten sonra 01.09.2016 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, davacının görevden uzaklaştırılması ve ihraç edilmesi sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından bu taleplere ilişkin maddi tazminat talebinin reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. A.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden B.1.Davanın yasal sürede açılmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. Hükmü karşısında tazminat talebinin dayanağı olan Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/139 Esas, 2018/249 Karar sayılı beraat hükmünün 20.06.2018 tarihinde kesinleştiği, buna karşın tazminat davasının kanunda belirlenen süre içerisinde 16.08.2018 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığına yönelik temyiz sebebinin reddine karar verilmiştir. B.2. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; ... e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, ... Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. ... Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir. B.4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8-2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2019/682 Esas, 2019/1080 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.