Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5022 E. 2025/3332 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/5022
Karar No
2025/3332
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2201 E. 2018/1220 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri;ceza miktarının fazla olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur durumunun hatalı olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03.04.2016 günü saat 13.07 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, düz ve eğimsiz asfalt yolun sol şeridinde seyir halindeyken, aynı istikamette ön ilerisinde sol şerit üzerinde seyir halinde olan ...'nin idaresindeki kamyonetin sağ tarafına çarpması neticesinde sanığın idaresindeki motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda; sanığın idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde nizamlara aykırı olarak araçların arasından kontrolsüzce geçerek seyrini sürdürmesi, hızını mahal şatlarına göre ayarlamaması ile önünde seyreden aracı güvenli mesafeden takip etmemesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın alt sınırdan fazla uzaklaşılmadan belirlenmesi sebebiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi ve kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın, (B) ve (A2) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki motosiklet ile yapması nedeniyle motosiklet kullanacaklara verilen (A2) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasının sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin bölümünde yer alan "sürücü belgesinin" ibaresinin "(A2) sınıfı sürücü belgesinin" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5022, K. 2025/3332, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-5022-e-2025-3332-k-9004583fbff2