Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4875 E. 2025/2440 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4875
Karar No
2025/2440
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2785 E. 2018/687 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1-2-3, 53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına, mahsubuna ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir.

3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusur durumu ile suç vasfının hatalı olduğuna ilişkindir.

B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarının az olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.04.2015 günü saat 22.10 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal içi, 50 km/s hız sınırının ve aydınlatmanın zayıf olduğu, yol şerit çizgisinin devamlı düz çizgi olduğu düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, önündeki aracı sollamak için karşı yönden gelen araçların şeridine geçtiği sırada istikametine göre yolun solundan sağına geçmek isteyen yayaya çarpması neticesinde yayanın öldüğü olayda, hükme esas alınan 27.06.2015 tarihli bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 09.10.2015 tarihli raporda; sanığın olay yerinde süratli seyredip, sol tarafından taşıt yoluna giren yayaya çarpmadan önce etkili fren ve direksiyon tedbiri almayıp sevk ve idaresindeki aracın önünde seyreden aracı geçtiği sırada yayaya çarptığı olayda tali kusurlu olduğu, yayanın ise taşıt yoluna girmeden önce yolu kontrol etmediği, karşıdan karşıya geçmek için yakın mesafede bulunan yaya üst geçidini kullanması gerekirken kullanmadığı, yeterli kontrol yapmadan tedbirsizce taşıt yoluna girip gelen aracın kendisine çarptığı olayda asli kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece tali kusurlu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sollama yasağı olduğunu gösteren düz çizgiye rağmen sollama yaptığı kabul ve tespit edilen sanık hakkında bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,

2.Sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, sanığa ait sürücü belgesinin sınıfının belirtilmesi ve kazaya karışan aracı sürme yetkisi veren sınıf ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, sanığın, (B) ve (A2) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki kamyonet ile yapması nedeniyle kamyonet kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sanığın sürücü belgesinin geri alınması yerine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a ilk cümlesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4875, K. 2025/2440, T. 06.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4875-e-2025-2440-k-cc3118c6d5d6