Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4550 E. 2025/2996 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4550
- Karar No
- 2025/2996
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2225 E., 2018/648 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-8.maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl 8 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; teşdiden ceza tayininin hatalı olduğuna, kusur tespitine, sanığın tamamen kusurlu olmadığına, tayin edilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik inceleme sonucunda verildiğine, sanığın yargılamanın hiç bir aşamasında pişmanlık göstermediğine ve zarar giderme girişiminde de bulunmadığına, tayin edilen cezanın az olduğuna, takdiri indirim uygulanmasına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 20:36 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonu ile ... Gıda firması önünde geri manevra yaparak geri geri gelip Denizli İl yoluna çıkış yapıp akabinde aracı ile ileri doğru harekete geçtiği esnada, Çal ilçesi istikametinden Denizli istikametine doğru meskun mahal dışında gece vakti, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halinde olan ölen sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön kısmı ile 64 KT 996 plaka sayılı kamyonun sol arka kısmına orta şerit çizgisi üzerinde çarpması sonucu, sürücü ...'nın öldüğü olayda; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 22.06.2016 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden duruşmalı yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince temel ceza alt sınırdan belirlenmiş ise de; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken taksirli eylemi ile bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda asli kusurlu olan sanık hakkında, TCK'nın 3/1 maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gözetilerek, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca asgari hadden uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiğinden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın ortadan kaldırılmasına ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çal Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.