Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4547 E. 2024/5219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4547
- Karar No
- 2024/5219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1629 E. 2018/278 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2017 tarih, 2016/920 Esas, 2017/355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67/2, 75, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2-4, 51/1-3. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 05.03.2018 tarih, 2017/1629 Esas, 2018/278 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.08.2021 tarih, 2018/31963 nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilk derece mahkemesinin sanığın 2863 sayılı Kanun'un 67/2. Maddesi gereğince cezalandırılmasına dair kararının yerinde olduğuna, 2863 sayılı Kanun'un 67/2. Maddesindeki suçun unsurlarının oluşmadığı kabul edilse dahi sanığın aynı Kanun'un 70. Maddesi gereğince cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin devriye görevi ifa ettikleri sırada durumundan şüphe üzerine durdurulan sanığın kullandığı araç içinde vites kolu yanında dondurma kutusunun içerisinde tarihi eser olabileceği değerlendirilen eserlerin görülerek muhafaza altına alındığı, eserler hakkında alınan 06/10/2016 tarihli Müze Müdürlüğüne sunulan arkeolog bilirkişilerin düzenlediği raporlarında belirtildiği üzere, 177 adet sikke ve 2 adet metal haç ve haç parçasının 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları olduğu, diğer eserlerin ise yurt içinde alım ve satımı serbest sadece yurt dışına satışı yasak olan etnografik nitelikte kültür varlığı olduklarının anlaşılması üzerine sanık hakkında 2863 sayılı yasanın 67/2-3 maddesine aykırılık suçundan davanın açıldığı; sanığın aşamalardaki savunmalarında suça konu eserleri yol kontrolünde aracında açık vaziyette ele geçirildiği gün olan 29/09/2016 tarihinde zeytinliğinin kenarında bulduğunu beyan ettiği; 2863 sayılı Kanun'un 67/2 maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşması için, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastıyla “satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerinden hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği, söz konusu taşınır kültür varlıklarının sanık tarafından satışa arz edileceği ile ilgili dosyada herhangi bir delil bulunmadığı; 2863 Sayılı Kanun 4 ve 67/1 maddeleri uyarınca sanık hakkında ancak "bildirim yükümlülüğüne aykırılık" suçunun söz konusu olabileceği, dava konusu eserlerin aynı gün bulunduğunun iddia edildiği, savunmasının aksine her hangi bir delilin bulunmadığı, sanıktan elde edilen eserlerin 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde ele geçirilmesi nedeniyle haber verme yükümlülüğüne aykırılık suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı; toplanan deliller ve yukarıda açıklanan gerekçelerle; sanığın eyleminin "bildirim yükümlülüğüne aykırılık" suçu olan 2863 sayılı yasanın 67/1 maddesinde düzenlendiği, ancak aynı kanunun 4.maddesi uyarınca üç günlük bildirim süresi içinde ele geçmesi nedeniyle suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkûmiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de, hukuki veya son derece teknik hususlarla ilgili değerlendirmeler dışında duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 25852/18 numaralı Deliktaş / Türkiye kararı da dikkate alındığında, anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde uygulanabileceği, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.