Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4363 E. 2025/7497 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4363
Karar No
2025/7497
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/285 E., 2020/508 K. SUÇ : Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi ses alma cihazı ile kaydetme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Dosya evrakı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.10.2022 tarihli ve 2022/11-15 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararında yer alan; "Uzlaştırma sürecinde dava zamanaşımı, taraflardan birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte duracaktır. Uzlaşma teklifinin reddedilmesi ile birlikte uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalmış sayılacağı için duran zamanaşımı ret tarihinde tekrar işlemeye başlayacaktır. Uzlaşma teklifinin kabul edilerek müzakere aşamasına geçilmesi hâlinde ise taraflardan birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte duran dava zamanaşımı müzakereler devam ettiği sürece duracak ve uzlaştırma müzakeresinin olumlu veya olumsuz sonuçlandığına ilişkin uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihte yeniden işlemeye başlayacaktır..." şeklindeki açıklamalar ile birlikte incelendiğinde; Dairemizin 19.02.2020 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece duruşma açılarak ve takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilerek, uzlaşma kapsamındaki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu ile ilgili olarak dosyanın 01.10.2020 tarihli yazı ile uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve dosyayı 30.10.2020 tarihinde teslim alan uzlaştırmacı tarafından 02.11.2020 tarihinde taraflara ayrı ayrı uzlaşma teklifinde bulunulduğu, tarafların aynı tarihte uzlaşma teklif formlarını imzalayarak, uzlaşma teklifini kabul ettiklerini beyan ettikleri, ancak tekrar bir araya gelinerek yüz yüze yapılan uzlaştırma müzakeresinde sanığın uzlaşma teklifini kabul etmekle birlikte katılanın tarafına 10.000,00 TL ödenmesi istemini kabul etmediğini beyan etmesi nedeniyle taraflar arasında bir anlaşmaya varılamamasından dolayı uzlaştırmacının uzlaştırma müzakeresinin olumsuz sonuçlandığına ilişkin 09.11.2020 tarihli raporunu düzenleyerek 18.11.2020 tarihinde uzlaştırma bürosuna verdiği, sonuç olarak taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği tespit edilip, genel hükümlere göre yargılamaya devamla sanık hakkında 03.12.2020 tarihli mahkûmiyet kararının verildiği gözetilerek, yapılan incelemede: Sanığa yüklenen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan yargılama konusu eylem, 5237 sayılı TCK’nın 133/2. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması başlığı altında yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst sınırına göre anılan suçun asli dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl, kesintili dava zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önünde bulundurulduğunda 12 yıl olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği belirlenen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 253/21. maddesinin "Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez." hükmü gereği sanığa ve katılana ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu 02.11.2020 tarihi itibarıyla durduğu, uzlaştırma müzakeresinin olumsuz sonuçlandığına ilişkin uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği 18.11.2020 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, 02.11.2020 - 18.11.2020 tarihleri arasında duran 16 günlük süre de göz önünde bulundurulup, önceden işleyen süre ile sonradan işleyen süre birbirine eklenmek suretiyle hesaplandığında, ayrıca katılanın 11.03.2014 Cumhuriyet savcısı havale tarihli şikâyet dilekçesi ve dosyada mevcut diğer deliller ile uyumlu Dairemizin 19.02.2020 tarihli bozma ilâmında yer alan "İncelenen dosyada, bir yerel gazetede muhabir olarak çalışan sanık ... ile ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapan mağdur ... ve mağdurun yakını olan ... isimli kişinin, 2013 yılının Ocak ayında yüz yüze gerçekleştirdikleri görüşmede, üçü arasında geçen ve ... İlçe Milli Eğitim Müdürü ile ilgili olan konuşmaların, sanık tarafından gizlice kayda alınması..." biçimindeki ifadelerin yanı sıra şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alındığında, 01.01.2013 olan suç tarihinden itibaren 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihinden önce 17.01.2025 tarihinde dolduğu, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin de bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteği bu sebeple yerinde görülmüş olup, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/4363, K. 2025/7497, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-4363-e-2025-7497-k-843c9b908daf