Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4258 E. 2025/1564 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4258
- Karar No
- 2025/1564
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/727 E., 2017/2098 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4 delaletiyle 50/1-a, 52/2-3-4, 53/6 maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 9 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkındaa taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırılığına ve hükmedilen ceza miktarının fiille orantısız şekilde fazla olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırılığına ve hükmedilen ceza miktarının fiille orantısız şekilde fazla olduğuna ve ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın idaresindeki otomobille, gece vakti, meskun mahalde, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş, asfalt kaplama caddede seyrederken, olay mahalli olan ışık kontrollü yaya geçidine geldiğinde, önünde seyreden sürücü Çağrı idaresindeki motosiklete arkadan çarpmasıyla, motosiklet sürücüsünün ölümüyle sonuçlanan olayda, mahkemece tam kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemişse de, 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesi hükümlerinin uygulanması ve hükmedilen temel ceza miktarı hukuka aykırı bulunmuş, duruşma açılarak yeniden hüküm kurulma yoluna gidilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tamamen kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek yapılan ceza tayininde isabetsizlik görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesinin uygulamama gerekçesini dosya kapsamıyla uyumlu olarak yeterli şekilde açıkladığı gözetildiğinde bu hususlarda bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 6.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.