Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/335 E. 2023/5259 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/335
Karar No
2023/5259
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/141 E. 2016/236 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Taşköprü Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/141 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.12.2020 tarihli ve 2016/350315 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Kararın yasaya aykırı olduğuna, 2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine, 3.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."Her ne kadar sanık ... hakkında İzinsiz Olarak Define Araştırmak suçundan 2863 sayılı Kanun'un 74/1 5237 sayılı TCK 54, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmış ise de, suça konu dedektörün evinde yapılan aramada bulunmuş olması dikkate alındığında anılan suç için icrai hareketlere girişilmediği, icrai hareket aşamasına varmayan hazırlık hareketi derecesinde kaldığı ve eylemin ileride neye tevessül edeceği belli olmadığı, ayrıca evde yapılan aramada, evin malzeme kısmında mermerden yapılmış kültür varlığı bulunmuş olması nedeniyle, izinsiz kazı yaptığı düşünülse bile ele geçen mermer taş üzerinde odunların olması, sanığın bu taşı kültür varlığı gibi değil herhangi bir taş gibi kullanıyor olması ve bakır arama çubuğu ile mermer taş bulunmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak ve suçu kabul etmeyen sanığın savunmasının aksine dosyada delil bulunmaması karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlediği her türlü şüpheden uzak, somut, yeterli ve inandırıcı delil ile ortaya konamadığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir." denilmektedir. 2. Sanık savunmasında; "Ben bu hususta daha öncede ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ederim, iddianameye konu tarihi eseri ben yaklaşık 10-15 yıl önce köy meydanında ortalık yerde bulunan iddianameye konu taşı merakımdan dolayı evimin avlusuna götürmüştüm, ben izinsiz olarak define aramadım, o taş yaklaşık 15 yıldır evimde durmaktadır, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum." demiştir. 3. Dosya kapsamında bulunan Müze Müdürlüğü raporunda, dava konusu eserin 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi olduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanığın evinde tarihi eser bulunduğu şüphesiyle Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılan aramada define arama aparatı, 1 adet tarihi eser olduğu değerlendirilen kaide ele geçirildiği, sanığın savunmasında dava konusu eseri 10-15 sene önce mezarlıkta bulduğunu, herhangi bir kazı yapmadığını beyan ettiği, ancak dosya kapsamında el konulan esere ilişkin olarak el koymanın onaylanması kararına rastlanmadığı anlaşılmakla; el koymanın onaylanmasına dair karar alınıp alınmadığı ve el koymanın 5271 sayılı Kanun'un 127 nci maddesine uygun icra edilip edilmediği hususlarının araştırılması, el koyma işleminin usulüne uygun gerçekleştiğinin tespiti halinde, dava konusu eser üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadığı, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Kabule göre; dosya kapsamında tespiti yapılan herhangi bir kazı çukuru bulunmadığı, iddianame içeriğinde bahsedilen herhangi bir kazı çukuru olmadığı, iddianame içeriğinde şüphelinin ikametinde tarihi eser ele geçirildiği ve eseri 10-15 sene önce mezarlıkta bulduğunu beyan ettiğinden bahsedildiği anlaşılmakla, tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Dava konusu eserin 2863 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslime karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleTaşköprü Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/141 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/335, K. 2023/5259, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-335-e-2023-5259-k-bdc64ea5bbf2