Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2886 E. 2025/6816 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2886
- Karar No
- 2025/6816
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/49 E., 2015/108 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin hükmü temyiz etmesinden sonra, sanık ...'ın 12.06.2023 tarihli temyizden vazgeçme dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini belirtmiş olması karşısında, sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, tayin edilen cezaya, sanığın tali kusurlu olduğuna, kararın yasaya ve usule aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik cezaya hükmedildiğine, katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10.03.2014 günü saat 01.00 sıralarında sanık ...'ın kullandığı ... plakalı ...Seyahat firmasına ait İzmir-Kayseri seferini yapan yolcu otobüsünün ... karayolunda sanığın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle yoldan çıkarak yan yatması şeklinde trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan ... ve .............nun öldüğü, temyiz dışı katılanlar ... ve ... dahil olmak üzere toplam 25 kişinin yaralandığı olayda; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 26.06.2015 tarih 7049 sayılı raporunda; alternatifli kusur izafiyesi niteliğinde rapor düzenlendiği; ilk alternatif olarak "Sanık sürücü ...'ın yağışlı havada sevk ve idare hatası ile aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi durumunda; sanık sürücü ...'ın asli derecede kusurlu" olduğu, ikinci alternatif olarak "Sanık sürücü ...'ın yolda bulunan kaygan maddeden(mazot ve yağ) dolayı aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi durumunda; sanık sürücü ...'ın tali derecede kusurlu, olay mahallinde zemin üzerinde daha önce dökülmüş olan kaygan maddenin(mazot/yağ) asli derecede etken olduğu" belirtilmiş, kaza tespit tutanağına göre kaza noktasının 36 m gerisinde kaygan yol levhası olduğu, 37 m gerisinde 50 km/s hız tahdit levhası bulunduğu, otobüsün hızının ise yasal hız limiti üzerinde 78 km/s olduğu, yolun yağmur nedeniyle ıslak olduğu tespit edilmiş, yol yüzeyinde ıslaklık dışında "diğer kaygan madde" bulunduğuna dair bir tespit olmadığından sanığın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra sanık ...'ın 12.06.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1.fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1-2 fıkraları gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükme ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.600,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren katılanlar ... ... ve ...'a verilmesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.