Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/768 E. 2025/6819 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/768
- Karar No
- 2025/6819
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/297 E., 2020/1492 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile CMK' nun 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan,5 237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, olayda illiyet bağı olmadığına, sürücü belgesinin uzun süre ile geri alındığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 16.09.2016 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile meskun mahalde, hız sınırının 30 km, 2 şeritli, gündüz, havanın açık, zeminin kuru olduğu ... çevre yolunda ... istikametinden........... istikametine doğru seyir halinde iken mezarlık kavşağındaki yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen ölen ...'ya aracının ön kısmı ile çarpması sonucu İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulunun 14.12.2016 tarihli 5635 karar nolu raporuna göre ...'nun ölümünün genel beden travmasına bağlı pelvis ve humerus kırığına bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu ve ölenin 16.09.2016 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun bildirildiği, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, soruşturma ve kovuşturma aşmalarında alınan bilirkişi raporları ve ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre kazanın oluşumunda sanığın asli kusurlu olduğu, müteveffanın ise kusursuz olduğunun belirtildiği, sanığın olay tarihinde sevk ve idaresindeki araç ile seyri esnasında kontrollü şekilde olay mahalline yaklaşması gerektiği hususuna riayet etmediği, ilk geçiş hakkına sahip yayayı farketmesine rağmen zamanında fren- direksiyon tedbirini alamayıp yayaya yaya geçidi üzerinde çarptığı, böylece dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müteveffaya çarparak ölümüne sebebiyet verdiği kabul edilmiş ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, olay mahallinin 152 metre gerisinde ve yolun her iki yanında sarı ikaz lambalarının, 70 metre gerisinde 50 km hız sınırı ve yaya geçidi levhasının olduğu, olay yerindeki hız sınırının 30 km olduğu, yapılan keşif sonrası düzenlenen 20.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda fren izinin 30 metre olduğu belirlenerek yapılan hesaplama sonucu kazaya karışan aracın olay anındaki hızının 67.8 km/saat olarak tespit edildiği, sanığın ifadesinde de hızının 60 km/saat olduğunu beyan ettiği, bu nedenle sanığın mahal şartlarına dikkat ederek hızını ayarlamadan kavşak alanına girdiği ve yaya geçidinde müteveffaya çarparak ölümüne sebebiyet verdiği olayda bilinçli taksirle hareket ettiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle yeniden mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, ancak; Dosyada bulunan kaza tespit tutanağına göre olay yerindeki azami hız sınırının 30 km/s olarak belirtildiği, ancak dosyada keşif sonrası düzenlenen 20.03.2017 tarihli bilirkişi raporuna göre yaya geçidi olan çarpma noktasından 70 metre geride 50 km/s hız sınırı ve yaya geçidi işaret levhasının bulunduğu anlaşılmakla sanığın hızının yaklaşık 67,8 km/s olduğu nazara alındığında; 2918 sayılı Kanun'un 74. maddesinde 18.10.2018 tarihinde 7148 sayılı Kanun ile yapılan değişiliğe göre; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. " hükmüne göre yaya geçidinde durmayan sanığın eylemini bilinçli taksirle ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22/3. fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği ancak yukarıda izah edilen olayın, düzenleme tarihinden önce yani 16.09.2016 tarihinde gerçekleştiği ve dairemizin yerleşik uygulamalarına göre düzenleme tarihinden önce yaya geçidi üzerinde meydana gelen kazalarda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmadığı ayrıca yine dairemizin yerleşik uygulamalarına göre olay anındaki hızın azami hız sınırının iki katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, olay mahallindeki hız sınırının olay tarihinde kaç kilometre olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesinden sonra sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a ilk cümlesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 1. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.