Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2493 E. 2024/2437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/2493
Karar No
2024/2437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/216 E., 2016/92 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mühür bozma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama-bozma Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2 ve 53/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Sanık hakkında mühür bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 203, 62 ve 53/1 maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri;verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, iddia, sanık savunması, keşif, bilirkişi raporları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; sanığın ...ilçesi,... Beldesinde bulunan 1998 yılında... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 3332 sayılı kararı ile sit alanı olarak ilan edilen 156 ada 5 parselin bulunduğu yere 2015 yılı içerisinde 1 ve 2. katın bulunduğu 2. katına diğer yarısına daha önceden mühürleme yapılan binada mühür bozarak kaçak inşaat yaptığı, bu suretle doğal yapıyı bozduğu, davaya konu alanın imar planının bulunduğu ancak sanığın imar izni almadan Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun bölgenin yapılaşma şartlarını belirlediği kararlara aykırı hareket ettiği, bu şekilde sanığın hem mühür bozma suçunu hem de 2863 sayılı Yasaya mühalefet suçunu işlediği anlaşılmakla sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla "Seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz" hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Somut olayda, sanığın üzerine atılı mühür bozma suçu ile birlikte 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri gereğince mühür bozma suçu yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle ...Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; UYAP üzerinden temin edilen adli sicil kaydı ile dosyada mevcut adli sicil kaydının incelenmesinde, suç tarihi itibariyle tekerrüre esas sabıkaları bulunan sanık hakkında, TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve sanığa hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/2493, K. 2024/2437, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-2493-e-2024-2437-k-bc92ee95406c