Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10375 E. 2023/5690 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10375
- Karar No
- 2023/5690
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/633 E., 2020/803 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrası ve 331 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin yokluğunda verilen kararın 12.07.2020 tarihinde, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin ise 19.07.2020 tarihinde ayrı ayrı tebliği üzerine davacı vekilinin kanunî süre geçtikten sonra 07.09.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu belirlenmiştir. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 19.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 23.09.2008 - 27.06.2013 tarihleri arasında haksız olarak gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 1.065.580,00 TL maddi, 3.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 06.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığı araştırılmalıdır. Talep dilekçesi belgeye dayandırılmayan soyut iddialar içerdiğinden reddedilmelidir. Davacının gözaltına alınması ve tutuklanması usul ve yasaya uygundur. Talep edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Tarafımıza vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/186 Esas, 2020/125 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2020/633 Esas, 2020/803 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.12.2021 tarihli ve 2020/80096 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davacı vekilinin temyiz istemi; tanıklarının dinlenmediğine, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden belirlenmesine, hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir. 2.Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, faiz uygulamasına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosyanın incelenmesinde, davacı ...'ın Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/169 E., sayılı dosyasında 23.09.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 28.09.2008 tarihinde tutuklandığı, 27.06.2013 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonucunda 20.12.2017 tarih ve 2017/387 K. sayılı karar ile beraatine karar verildiği, kararın 02.04.2018 tarihinde kesinleştiği, bilirkişi tarafından düzenlenmiş olan 22.11.2018 havale tarihli raporda davacının maddi zararının 36.146,57 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmış olup, davacının tutuklu olarak kalması nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap ile sosyal durumu nazara alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının maddi kaybı nazara alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 36.146,57 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Gözaltına alınmadan önce asgari ücretli olarak çalıştığı anlaşılan davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen ve ilan edilen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanacak 36.053,75 TL'nin gelir kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde hesaplama yapılarak fazla maddi tazminata hükmolunması, yasaya aykırı görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılığın düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, hükümde maddi tazminata ilişkin (2) numaralı fıkrada yer alan ''36.146,57 TL" ibaresi yerine ''36.053,75 TL" yazılması sureti ile hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/169 E., 2017/387 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 23.09.2008 - 27.06.2013 tarihleri arasında 1738 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 05.01.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. A. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrası ve 331 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yapılan inceleme neticesinde, davacı vekilinin yokluğunda verilen kararın 12.07.2020 tarihinde, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin ise 19.07.2020 tarihinde ayrı ayrı tebliği üzerine davacı vekilinin kanunî süre geçtikten sonra 07.09.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; 1.Bölge adliye mahkemesince; gözaltına alınmadan önce asgari ücretli olarak çalıştığı anlaşılan davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen ve ilan edilen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan 36.053,75 TL maddi tazminatın fazla olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir. 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir. 3.Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, hükmedilen tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen yerel mahkemece manevi tazminat miktarına gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden; Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2020/633 Esas, 2020/803 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden; Gerekçe bölümünün (4) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2020/633 Esas, 2020/803 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği ilk derece mahkemesince kurulan hükmün birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "23.09.2008" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "28.09.2008" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.